| Yazar | : | Prof. Dr. Sedat Murat, Doç. Dr. Halis Yunus Ersöz |
| İsbn | : | 9759235625 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 260 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Zeytinburnu Belediyesi |
En güzel biçimde yaratılan insanoğlu, var oluşundan beri, ya kendi istekleri ya da toplumsal değerleri doğrultusunda daha iyi ve daha mükemmele ulaşabilmek için sürekli bir şekilde hem üretmek hem de tüketmek durumunda olmuştur. Bu üretim ve tüketim ilişkileri sonucunda çok değişik kültürler ve medeniyetler ortaya çıkmıştır. Fakat bu medeniyet ve kültürlerin bir kısmı günümüze kadar devam edebilmiş, bir kısmı tarih sahnesinden tamamen silinmiş, bir kısmının maddi izleri ise, onları gezip görüp ve ibret alabilmemiz için, halen varlıklarını devam ettirmektedirler.
Bilinçli ve organize hareket edebilme yeteneği sonucunda insanoğlu, avcı ve toplayıcı toplumlardan kır toplumlarına, kır toplumlarından tarım toplumlarına, tarım toplumlarından sanayi toplumlarına ve nihayet yirminci asrın sonlarına doğru bilgi toplumuna geçmeyi başarabilmiştir.
Bugün insanoğlunun teknolojik ve ekonomik alanda gösterdiği nicel ve nitel başarıyı, aynı ölçüde sosyal hayatta da gösterebildiğini söylemek mümkün değildir. Öyle ki, günümüzde özellikle ileri derecede gelişmiş ülkelerde, ekonomik göstergeler ve refah düzeyi arttıkça sosyal hayatta, tam aksine ciddi sorunlar alabildiğine artış göstermiştir.
Toplumların ekonomik ve teknolojik açıdan gelişmeleri tek başına yeterli olmamaktadır.
Ekonomik gelişme kadar en az sosyal gelişme de önem arz etmektedir. Toplumsal gelişme açısından ekonomik göstergelerin yanı sıra o toplumdaki kişilerin okuma yazma bilip bilmedikleri, mezun oldukları okullar, sağlık bakımından sahip oldukları imkânlar, doktor, hemşire, ebe vb. başına düşen kişi sayısı, yatak başına düşen hasta sayısı, oturdukları evler ve bu evlerin özellikleri gibi sosyal göstergeler de özel bir önem arz etmektedir…