| Yazar | : | Atsuko Toyama |
| İsbn | : | 9759897806 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 288 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Türk Japon Vakfı Yayınları |
"Türkiye: Yüzyılın Dönemecinde' adlı çalışmamın Türkçeye tercüme edilerek Türkiye'de yayınlanacak olması, benim için büyük bir onur ve mutluluktur. Türkiye'de bulunduğum süre Ağustos 1996 ile Ekim 1999 arasındaki üç yıl iki ayı kapsamaktadır. Benim gibi çekirdekten yetişme diplomat olmayan bir insan için, Büyükelçilik görevi son derece mücadele gerektiren bir işti ve az çok zorluklarla da karşılaştım. Ancak, Türk dostlarımın da desteğini alarak, edindiğim deneyimler benim tüm hayatıma önemli bir değer kattığı gibi, İslam dünyasında çağdaşlaşma yolunda en ileri ülke olan Türkiye'yi tanıyarak yeni bir dünya görüşü edinmemi de sağladı.
Üç yıldan uzun süre, günlük diplomasi çalışmalarım dışında, başka bir ülkede karşılaşılamayacak olaylara da tanıklık ettim. Söz gelimi, Ankara'daki o muazzam Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi'nin açılışında, Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Prof. Dr. Cafer Tayyar Sadıklar ve diğer Türk tarafı yetkililerinin gayretlerine ben de katılarak, Japonya ile Türkiye arasındaki dostluğun bir kanıtı olan o büyük projeyi gerçekleştirebildik. Görev süremin sonlarında ise, o büyük deprem meydana geldi ve yine bir deprem ülkesi olan Japonya adına olabildiğince destek olabilmek için koşturdum. Görevimin başından sonuna kadar dolu dolu ve heyecanlı günlerin birbirini izlemiş olmasını, şimdi şükran duyguları içinde anıyorum.
Her şeyden öte, medeniyetlerin kavşak noktasında bulunan ve bölgesel bir süper güç olan Türkiye gibi bir ülkede bulunmakla, o ülkenin tarihi, kültürü, dini, stratejik önemi, iç ve dış siyaseti, ekonomisi ve insanların yaşamı gibi tüm konularda yeni bilgiler edindim. Dahası, Türkiye'nin varlığının dünya içerisindeki anlamının ve cazibesinin ne olduğunu yeterince öğrenebildim. Ancak, Japonya'ya döndükten sonra bu ülkenin Japonlar tarafından pek bilinmediğini, hatta bir ölçü de yanlış tanındığını hissettim. Birçok insan, Türkiye hakkında verdiğim konferanslar ve yazdığım makalelere ilgi göstererek, Türkiye hakkında çok daha fazla şeyler öğrenmek istediklerini söylediler.