| Yazar | : | Şakir Eczacıbaşı |
| İsbn | : | 975-95037-7-8 |
| Yayın Tarihi | : | 2004 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 208 |
| Ölçü | : | 19,5 x 25 cm |
| Yayınevi | : | Eczacıbaşı |
Yol, geleceğe bir atılım, umuda, heyecana. Geri dönmez yol, gidişi hep ileriyedir. Hanibal, 22 yüzyıl önce doğru söylemiş: "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız." Uygarlık tarihi, "yol bulmak ve yol yapmak" diye özetlenebilir. Elbette Türk kültür tarihi de...
"Göç! Göç!" diye bağırıyordu Uygur ülkesinde çocuklar, kuşlar, hayvanlar - cansızlar bile. Yollara düştü halk. Nerde durmak istedilerse yine "Göç! Göç!" sesleri uğuldadı. Bir yere vardılar, sesler kesildi. Orada Beş Balık (beş kent) yaratıldı. Efsanelerimizde hep yol vardı, hareket, göç, gidiş. Ergenekon, atalarımızın kıstırıldığı bir vadiden dağı delerek çıkıp özgürlüğe kavuşmasının öyküsü. Oğuz Kağan, her yöne yürüyüşün anlatısı. Manas ve sonra Dede Korkut, göçebe devingenliğinin büyüleyici masalları.
Yol arayıştır. Atatürk'ün yaratığı modern Türkiye bir arayış toplumu. Daha iyi bir yaşam uğruna iç ve dış göçleri yaşıyor. Yerde, denizde, gökte dur durak bilmeden yol alan, yeniliklere yönelen, ilerleyen bir toplum, bir uygarlık yolcusu.
Bu güzel kitap, kırsal yolları ve kent sokaklarını sergiliyor. Hepsi burada: Yola çıkmanın umutları ve hüznü, ulaşmanın sevinci ve tedirginliği, ileri yönelmenin coşkusu. Her biri görsel büyünün başyapıtı olan bu fotoğraflar, gidişteki şen ve şom görüntüleri yakalamış. Bir insanlık belgesi bu, tüm gücüyle evrensel.