| Yazar | : | Burçak Evren |
| İsbn | : | 9758009133 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 1995 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 175 |
| Ölçü | : | 15,5 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Açı Yayıncılık |
Sinema bana çok büyük heyecan veriyor. Tüm sanatları bağrında topluyor, insanı büyülüyor.
Senaristiyle, yönetmeniyle, yapımcısıyla "gerçekten iyi" bir filmin içinde yer alabilmenin mutluluğunu düşünemiyorum bile. İzlemesi bile öylesine heyecan verici olurken...
Dünyaca tanınmış, mükemmel bir sinema oyuncusu olmayı çok isterdim.
Dünyaca tanınmış, mükemmel bir caz şarkıcısı olmayı istediğim gibi.
Çok mükemmel sinema oyuncuları var ülkemizde, eminim dünyaca tanınmış da olabilirlerdi...
Ülkemizde yeterli sinema okulları olsaydı... İş adamları sinemaya para yatırsalardı...
Devlet "kültür"e harcadığı parayı sakınmasaydı...
Yapımcılar, "masraf olmasın" diye, senaristin sahnelerini kesmeselerdi...
Kazanılan paralar oyuncu, yönetmen ve tüm emekçilere hakça bölünseydi...
Senaryolara sansür uygulanmasaydı...
Hülyalı ve çapkın bakmak, iyi oyunculuk sayılmasaydı... Sinemacılar yıllarca salaş salonlarında seyirci beklemeseydi... Büyük yazarlar senaryo yazmaya da önem verseydi...
Daha çok madde sayılabilir...
Sinemamız direniyor... Ve sinemamız onu yürekten sevenlerin gayretleriyle silkinecek, toparlanacak, dimdik ayağa kalkacak.
Ve Metin Erksan'lar, Erkan Yücel'ler, Şener Şen'ler, Türkan Şoray'lar, Yavuzer Çetinkaya'lar, Zeki Ökten'ler, Burçak Evren'ler, Müjde Ar'lar hep var olacaklar... Daha da çoğalacaklar.
Onlar da sinemayı seviyor, biz de...
O zaman sinemamız yaşayacak, büyüyecek…