| Yazar | : | Serpil Kırel |
| İsbn | : | 9756207493 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 329 |
| Ölçü | : | 15 x 22,5 cm |
| Yayınevi | : | Babil Yayınları |
Sinemanın büyüsü çok küçük yaşlarda yakalar insanı ve çoğu zaman da peşini bırakmaz. Perdede göz göze gelinen artistler hayalleri süsleyerek kendiliğinden günlük yaşamın bir parçası oluverirler. Filmler her zaman bizimledir. Yeşilçam ise hiçbirimizin kayıtsız kalamayacağı bir gerçeklik olarak hayatımızın içindedir.
Çocukluğumdan beri sinema herkes gibi benim de yaşamımın bir parçası. Yetmişli yıllar çocukluğuma, seksenli yıllar ilk gençlik yıllarıma rastlıyor. Annemin ve babamın kollarında sinemaya gittiğimi hayal meyal hatırlıyorum. Ucundan kıyısından seksenli yıllarda "İki Film Birden"lere rastladım. Yazlık sinemaların keyfini sürdüm. Yıldızların altında izlediğim filmleri hatırlıyorum. Biraz büyüdüğümde televizyon bizim de evimize girdi. Ardından da video. Kısacası sinemanın yaşadığı değişimleri önce bir seyirci olarak yaşadım daha sonra da bir akademisyen olarak Türk sineması ilgimi hep çekti.
Bu kitap, büyüsünü televizyonda sürdüren altmışlı yılların Yeşilçam sinemasını anlamaya çalışan bir çalışma. Yüzlerce filmin üretildiği ve üretim patlamasının yaşandığı altmışlı yıllar birçok açıdan Yeşilçam sinemasının altın çağı olarak kabul edilebilir.
Kitap boyunca Yeşilçam'ı Yeşilçam yapan dinamikler bir bilmecenin parçaları gibi yan yana getirilmeye çalışıldı. Birçok açıdan değerlendirildiğinde, altmışlı yıllar incelenmeyi bekleyen "bizimle" ilgili sayısız ipucuyla dolu. Kısaca Türkan Şoray'ın perdeyi delip bize kadar ulaşan buğulu gözlerinden, Ayhan Işık'ın beyefendiliğinden ve alçakgönüllü gülüşünden, Hülya Koçyiğit'in sadeliğinden ve çocuksuluğundan, Filiz Akın'ın Avrupailiğinden ve kendi halindeliğinden, Belgin Doruk'un hanımefendiliğinden, Fatma Girik'in kadınsılığının içinde sakladığı bin bir halinden, Cüneyt Arkın'ın salon filmlerinden tarih filmlerine fırlayan oyunculuk karizmasından, Yılmaz Güney'in hırçınlığından ve burada sayamadığım birçok ayrıntıdan seyirci olarak herkes gibi ben de etkilendim…