Yerebatan Sarnıcı

Yayın Tarihi : Eylül, 2013
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 118
Ölçü : 21 x 297 cm

İSTANBUL’UN FETHİNDEN ÖNCE
Su Mimarisi


Kuruluşunda Byzantion olarak adlandırılan İstanbul’da o döneme ait bilinen ilk su yapıları şehrin kurulduğu yer olan Topkapı Sarayı ve çevresinde bulunan 5 adet su kuyusudur. Bunlardan bir tanesi Topkapı Sarayının birinci avlusunda Dolap Ocağı olarak adlandırılan yerdeki kuyudur.
İstanbul MÖ 2.yy’da Roma devletinin eline geçince şehir kademeli olarak genişletilmiş ve buna bağlı olarak şehrin su sistemi de gelişmiştir. Şehrin gerek Roma gerekse Bizans döneminde bu kadar teşkilatlı bir su sistemine sahip olması şu nedenlerle özellikle eski başkent Roma ile kıyaslanarak açıklanabilir; Roma da şehrin içinden geçen Tiber nehri eski başkente yeteri kadar su sağlayabiliyordu bu yüzden Roma’da İstanbul’daki kadar sarnıç yoktur. İstanbul batıya doğru büyütüldüğünden şehrin gelişmesi hep tepelik engebeli arazide olmuştur. Bütün bunlara ilaveten şehirde az sayıda su kaynağı vardır, artan nüfus ve ona bağlı olan imar faaliyetleri su ihtiyacını da arttırmıştır. İlerleyen zaman içerisinde özellikle 7. ve 8. yüzyıllarda şehrin düşman saldırılarıyla kuşatılması esnasında dışarıdan şehre su getiren tesislerin tahrip olması ya da deprem gibi başka nedenlerden etkilenmesi su ihtiyacını daha da arttırmıştır.
İstanbul’da Bizans dönemi su şebeke sistemi hakkında ilk kapsamlı incelemeler 19.yy’da yapılmaya başlanmış ve günümüze kadar değişik yoğunlukta devam etmiştir. Yapılan münferit çalışmalarla birçok sistem unsuru yapı elemanı aydınlatılmışsa da bunların çapı sistemin esasını ortaya çıkartmaya yetmediği için, bu konuda bazı hipotezler ortaya atılmıştır.
İstanbul’da Bizans dönemi su şebeke sisteminin ilk oluşumu hakkında ileri sürülen bir yaygın görüş ise, İstanbul’un kuzeyindeki Belgrat Ormanı çevresinde yapılan bentler vasıtasıyla yerel sular toplanmış, toplanan sular boru hatlarıyla Haliç’in kuzeyine getirilmiş, oradaki derelerin vadileri su kemerleri yapılarak aşılmış, Haliç yönünden Eğrikapı civarında şehir suruna kadar getirilmiş, oradan şehre sokulduktan sonra belli bir yerde üçe ayrılmış, üç ana koldan üç merkezde (muhtemelen Fatih At Pazarı-Yeni Bahçe-Ayasofya) yer alan su taksim tesislerine ulaştırılmış ve böylece buralardan şehrin tüm mahallelerine su dağıtılmış olabileceğidir. Bu akla yatkın görüse ilaveten başka öneriler de vardır...

******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...