| Yazar | : | Kemal Kahraman, Seyfettin Ünlü |
| İsbn | : | 9756698551 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 237 |
| Ölçü | : | 14 x 21,5 cm |
| Yayınevi | : | Üsküdar Belediye Başkanlığı, Kaknüs Yayınları |
Ahmet Hamdi Tanpınar, "Beş Şehir" adını verdiği ünlü eserinde İstanbul'u eşsiz bir anlatıma kavuşturur. "Kendine yetebilen bir kıymetler dünyasının ruh bütünlüğü." Biz yaştaki Üsküdarlılar için bu ifade, zihnen anlaşılacak bir şeyden çok, kalben ve ruhen kavranılacak, az çok yaşayışla hissedilmiş bir durumdur. Çocukluğunu, ilk gençliğini bu semtin kendine özgü atmosferinde geçirmiş, çalışma hayatına burada atılan, aile hayatı Üsküdar'ın manevi sıcaklığını taşıyagelmiş benim gibi daha gençliğinin başlarında sayılabilecek biri için çok açıklayıcı, tam yerini bulmuş bir tespittir bu. Ben ne zaman işlerim için Avrupa yakasına geçip, yorucu saatlerin ardından tekrar Üsküdar'a dönsem, kendimi, uzak yerlerden memleketine dönmüş biri gibi hisseder ve Tanpınar'ın bu satırlarını düşünürüm.
İstanbul'un o günlerden bu yana yaşadığı şiddetli değişim, semtleri tanınmaz hale getirmekle kalmadı, semt ve semtlilik fikrini de büyük oranda tahrip etti. Benim kuşağım, eski İstanbul'u kendi yaşayışından yola çıkarak dillendirebilecek belki de son kuşaktır.
Yalnız benim için değil, bütün İstanbulluların Üsküdar'a bakışlarında bir apayrılık vardır. Bu yıl İstanbul'un 550 yıldönümünü kutlayacağı Fetih'ten yüz yıl kadar evvel, 1352'de bizim olmaya başlamış Üsküdar ve atalarımız bu toprakları sanki yavaş yavaş yeni bir ruha alıştırmışlardır. Tanpınar'ın "Eski İstanbul bir terkipti" dediği İstanbul, canlı izleri bizlerin çocukluğuna kadar gelebilmiş, havasını Kuzguncuk'ta komşularımızla birlikte soluduğumuz İstanbul'du. Bir bakıma Üsküdar'dı bu.
On yıldan fazla bir zamandır, yayıncılık mesleğine mensup biri olarak, duyduğum bir söz vardır ki, bu basit cümle içimde semtimizle ilgili bazı yayın projeleri fikrini uyandırıp geliştirir. Bu söz benim daha çok Kuzguncuk sakinlerinden duyduğum, fakat neredeyse bu yakada oturan bütün eski İstanbul hanımefendi ve beyefendilerinin de kullandığı "İstanbul'a geçmek" sözüdür. Giderek, gündelik hayatta daha az duyar olduğumuz bu cümle, bende semt duygusunun adeta sembolü olmuştur...
Muhammet ÇİFTÇİ - Kaknüs Yayınları