| Yazar | : | Prof. Dr. Aydın Köksal |
| İsbn | : | 9756896051 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2000 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 213 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Öğretmen Dünyası |
Türkiye, yirminci yüzyılın başlarında bir ölüm kalım savaşının içinden bağımsız, çağdaş, saygın yeni bir ulusal devlet olarak çıktı. Uzun sürmüş bir duraklama ve gerileme döneminin ve buna koşut üç yüz yıllık bir bilim-teknikte yerinde sayış döneminin sonucunda Avrupa, Asya ve Afrika'daki geniş topraklarını yitirdi. Toplumsal, ekonomik ve siyasal yapının çökmesiyle sonuçlanan savaşlardan sonra çok yoksul, ama çağdaş uygarlığın bütün ilkelerini içten benimseyen, geleceğe güvenle bakan, onurlu bir toplum olarak yüzyılımızın en önemli ulusal devrimi Türkiye' de yaşandı.
Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçek bir aydınlanma devinimi olarak yüzyılın birinci yarısında gelişen bu devrim, bugün çoğul olarak "Atatürk ilke ve devrimleri" başlığı altında ulusun büyük bir bölümünce benimsenen, genç kuşaklar için okullarımızda okutulan birtakım temel ilkelerin, on yılı biraz aşan bir süre içinde, art arda köklü atılımlarla uygulamaya konmasıyla gerçekleşti.
Türk devriminin temel amacı bilime, gözlem ve deneye dayalı ussal düşünceli, özgür çağdaş bireylerden, yurttaşlardan oluşan çağdaş bir ulus yaratmaktır. Bu amacı gerçekleştirmenin yolu ve araçları çoğul olmakla birlikte, bunlardan özellikle biri, eğitim, ulusun geleceğini belirleyen en önemli kurum olarak öncelik kazanmıştır. Nitekim daha Kurtuluş Savaşı sürerken, Mustafa Kemal'in öğretmenlerle özel olarak ilgilendiği, eğitim konusundaki düşüncelerini çevresine açıkladığı biliniyor. Devrimler içinde de "Öğretim Birliği Yasası" (3 Mart 1924), Türkçenin Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili olarak benimsenmesi ve "Türk Dil Kurumu" oluşturularak (1932) her düzeydeki eğitim kurumlarında kullanılacak Türkçe bilim sözlerinin, eski Osmanlıca ve Batı dillerinden ödünç yabancı sözcükler yerine, halk dilinde yaşayan sözcükler derlenerek ve eski yazılı kaynaklarda kullanılan sözcükler taranarak bilimsel biçimde incelenen Türkçe kök ve eklerden türetilmesi, genç Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin "ulusal eğitim" ve "öğretim dili" olarak Türkçeye ne denli önem verdiklerinin bir göstergesidir.