Ya Yazmadan Ölürsem

Yazar : Leyla Tüfenk
İsbn : 978656608209
Yayın Tarihi : Temmuz, 2015
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 199
Ölçü : 14 x 21 cm

İLKÖĞRETİM YILLARIM
İlkokula beş yaşında başladığımda ve o günün tabiriyle okumayı söktüğümde zamanı bilmek için saate bakmaya hiç gerek yoktu. Gün kavuşurken koyunların çıngırakları ve çobanın kavalı, sevgili babamın gelme vaktinin yakın olduğunu söylerdi. Evimizin önünde devasa bahçenin kapısındaki duvara oturmuş sevgili babasının gelişini bekleyen ben, süt beyaz atının sırtında Dünyanın en güzel babasının geldiğini görürdüm. Beyaz atımızın adı Yıldız’dı. Ak alnında yıldıza benzer esmer işarete bakıp adını ailece oybirliği ile koymuştuk. Sevgili atını öpe okşaya yerine götürürken bir taraftan da “benim kara kızım nasıl bakalım özledi mi babasını?“ diyerek kucaklayıp, beni derin bir sevgi ile öpücüklere boğardı. Eğer beni yeterince öpüp kucaklamasa Yıldız’ı bile kıskanacağımı çok iyi bilirdi. Annem Dünya güzeli bir Zeynep’ti. Komşuları ve yakın arkadaşları “Gülendam Zeynep” derlerdi ona. Yeşil gözlü, beyaz tenli, koyu kumral üzün saçlı ve çok ahenkli bir yürüyüşe sahip, servi gibi bir genç kadındı. Güzelim uzun saçlarını özenle tarayıp iki örgü yapar, o örgüleri arkada birleştirerek muntazam topuzunu, incecik firketelerle öyle ahenkli toplardı ki her seferinde annemin elindeki tarak ve firketelerde mutlaka bir sihir var diye düşünürdüm. En sevdiği renk menekşe rengi yine en sevdiği çiçek de menekşeydi. Karlar eriyip de kırlarda genellikle ağaç diplerine adeta saklanmış gibi duran menekşeleri bulup güzel demetler yaparak ona götürmek için can atardık. Gülümseyerek kokladığı menekşeleri alırken de “Çok güzel kokuyorlar ama benim için sizlerin kokusu eşsiz” diyerek teşekkür öpücükleri verirdi bize.
Dersim isyanı yıllarında babam, Ankara da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında görevli iken, (biz yokuz, henüz yeni evliler) Mareşal Fevzi Çakmak emriyle Dersim’e tayin edilmiş. Ankara da cumhuriyetin tüm heyecanı yaşanırken sosyal yaşamlarından ve arkadaşlarından ayrılıp Dersim’e gitmek özellikle narin anneme çok zor gelmiş. “Lojmandan çadıra” derdi sevgili annem. Çadır dediğimiz de o yılların bildiğimiz askeri çadırları. “Büyük bir hayal kırıklığı yaşadım ve alışmakta hayli zorlandım” diye uzaklara bakarak anlatırdı...

******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...