| İsbn | : | 9750058135 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 77 |
| Ölçü | : | 24,5 x 24,5 cm |
| Yayınevi | : | İst. Büyükşehir Bel. Kültür İşleri |
Eser, sahibinin yaşadığı çağa attığı imzasıdır. Bazen söz ile bazen fikir ile bazen fiil ile bazen de bir ömrün hulasası ve hulasanın usaresi ile karılır eserin hamuru. Mehmed Akif Ersoy'un eserleri bu son anlamıyla bir çağa tanıklığın ve bir ömrün muhasebesinin en bariz numuneleridir. O eserlerin yetiştiği toprak vasfını ne gelip geçici bir heyecandan, ne iktidarını ispat etmek arzusundan ve ne de menfaat temini hevesinden almamaktadır.
Mehmed Akif Ersoy, bütün gerçek memleketseverler gibi asrının tanığı olan bir düşünür. Ülkesinin ve milletinin yaşadığı acıları, yıkımları, zulümleri en derin şekilde hissetmiş yaralı bir gönül adamı. Nihayet varolma mücadelesine coşkuyla katılmış bir kahramandır. Safahat, baştan sona bir duyuş, bir algılayış, bir duruş, bir varoluşun ve hayat adına bir itirafın hikâyesidir.
Safahat'ımda, evet, şiir arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
Mehmed Akif Ersoy şiirini iç dünyasının seslerine göre değil toplumun sorunlarına göre şekillendiriyordu. Bir mısraında "Gül devrinde gelseydim bülbül olurdum" diyen Mehmed Akif Ersoy bir konuşmasında da "bazen içime çok güzel düşünce ve duygular geliyor, ama bunları yazmıyorum" diyordu. Onun hayatı bir milletin varoluş mücadelesi için adanmıştı. Bu bir insan tarafından yapılabilecek fedakârlığın ve diğergamlığın zirvesidir.
Bizler için, bir millet ve İstanbul şairi olan Mehmed Akif Ersoy'un hayatının ve eserinin yâd edilmesi ve yeni gelecek nesillere hatırasının aktarılması onun bu insan takatini zorlayan fedakârlığına karşı bir şükran vesilesidir...
Kadir Topbaş - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı