| İsbn | : | 9751938503 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 130 |
| Ölçü | : | 20 x 27,5 cm |
| Yayınevi | : | Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları |
Vakıflar Genel Müdürlüğünce her sene yurt genelinde kutlanan ''Vakıf Haftası'' münasebetiyle çeşitli yarışma, konferans ve sempozyumlar düzenlenmekte ve sergiler açılmaktadır.
2005 yılı Vakıf Haftası'nı, Anneler Günü'nün hemen arkasından kutladık. Anneler yavrularına sevgilerini karşılıksız verdikleri gibi, vakıf kuranlar da başkaları istifade etsin diye dünyevi bir karşılık beklemeden kendi imkânlarını vakfederler. Bakanlık, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Türk Milleti olarak bizler de karşılık beklemeden vakıf eserlere sahip çıkmalıyız.
Yurdumuz birçok medeniyete Beşiklik etmiştir. Bu medeniyetlerin eserlerinin Büyük bir kısmı ayaktadır ve ziyaret edilmektedir. Bugün bu eserleri koruyup kollama görevi Bakanlığıma bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğüne kanunla tevdi edilmiştir. .
Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu eserlerin korunmasını tek başına yürütmesinin zorluğunun bilincinde olarak her yıl çeşitli seminer ve sempozyumlar düzenlemek suretiyle kamuoyunun desteğini alma, halkı bilinçlendirme, bilim adamlarımızı vakıf eserlerine yönlendirerek koruma ve kollamadaki aksaklıkları tespit etmeye çalışmaktadır.
Başarılar ve büyük işler iyi ekip işidir. Bu manada Yusuf Beyazıt Bey'i vakıfların başına getirmemiz çok isabetli ve hayırlı olmuştur. Ben göreve gerdiğimde kayıtlarda 9 bin civarında eser biliniyordu. Şimdi öğreniyorum ki sayın Genel Müdür ve ekibi başarılı çalışmaları ile bu sayıyı 18 bin 500'e çıkartmışlar. Elbette, ecdat yeniden dirilip vakfını da yeniden kurmadı. Başarılı ve azimli kadro, var olup da varlığı bilinmeyen ve kayıtlı olmayan eserleri tek tek tespit ederek kayıt ettirdi ve ettiriyor. Bu tespit ve kayıt işi halen devam ediyor. Bu nedenle belki de vakıf eser sayısı daha da artabilecek.
Biz de Bakanlık olarak, dağınık ve karmaşık olan Vakıf kanun, tüzük ve yönetmeliklerini tek bir kanun haline getirdik. Böylece bir taraftan eserlerimize daha rahat sahip çıkma ve bir taraftan da yeni vakıf ve dernek kuracaklara kolayca kurabilme imkânı getirdik. Yaş alt sınırını da 18'den 15'e çektik ki gençler dahi rahatça vakıf ve dernek kurabilsinler.
Vakıf Medeniyeti Sempozyumu, çok verimli olmuştur. Çok değerli bilim adamlarımızın görüş, tespit ve önerileri vakıflar konusunda hükümet olarak atacağımız yeni adımlar için güzel Bir fikir oluşturmuştur. Sempozyumda sunulan bildirilerin kitap olarak basılması da beni mutlu etmiştir…