| Yazar | : | Feridun Kandemir |
| İsbn | : | 9789757747642 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 195 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Yağmur Yayınları |
İnsanoğlu için en önemli zaman dilimi yaşadığı andır. Yaşadığı günün etkisi ile geçmiş unutulur kısmen geleceğe bakılmaya çalışılır. Ancak insan geçmişi her ne kadar unutsa da geçmişten kopamaz.
Bütün bilim dallarının ana hammaddesini sağlayan tarihimiz, incelikleri içinde kendimize özgü değerlerin bilincine varmadan; bugün bizi dört yanımızdan kuşatan tarihe ait farklı değerlendirmeleri çözmemiz imkânsızdır.
Tarih daima gelişme ve değişme gösteren bir süreçtir. Bundan dolayı tarih kavramı ve kapsamı yıllardır tartışıla gelmiştir! Bu tartışmalar arasında nelerin tarihin konusu olduğu hep muğlak kalmıştır. Son dönem tarihçilerinin vardıkları aşağıda alıntılayacağım şu yargının doğruluğu bize göre bir hakikattir. "Bir olayın tarihin konusu olabilmesi için, o olayın toplum hayatına birinci derecede tesir etmesi ve toplumun bütün kesimlerine derece derece nüfuz etmiş olması lazımdır. Bu itibarla geçmişten günümüze tarihi hadiselerin şu anda da toplumu etkilemekte ya da en azında ilgilendirmekte olan olaylar nevinden olması, tesirlerinin toplum üzerinde hala devam etmesi, tarih ilminin faydacılık yönü göz önünde tutulduğunda şarttır.''2
Tarihte "bilgi" esastır. Dolayısıyla tarihin yazılabilmesi için bilgiye ulaşılması gerekmektedir. Bilgiye ulaşabilmek için ise kaynakların tespiti gereklidir. Kütüphanelerimizin işlevsel olmaması nedeniyle maalesef kaynaklara ulaşmada bir kısım sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sıkıntılar arasında derlediğimiz kaynakların ışığında hazırladığımız bu eser tarihimizin problemli noktalarından birine ışık tutmak gayretinin bir ürünüdür.
Bize göre tarih kavramı için söylenecek son sözü Pieter Geyl şöyle ifade eder: "Tarih sonu gelmeyen bir tartışmadır.''
Bazı tarihçilere göre tarihçilik elde edilen bilgiler ışığında yeni yorumlara ulaşıp bir sentez meydana getirmek tercih edilen bir çalışma şeklidir. Bu çalışmamızda biz yorumdan ziyade ulaşabildiğimiz bilgileri sistematize ederek okuyucuya ulaştırmak gayreti içinde olduk. Çünkü tarihimizin muğlak noktalarından biri olan bu hadiseyi taraf tutarak yazmanın doğru olmayacağı kanaatini taşımaktayız...