| İsbn | : | 9789944603386 |
| Yayın Tarihi | : | 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 107 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Ticaret Odası |
Medeniyetin yapı taşları şehirleşme ile şekillenmiştir. Yüzyıllardır insanoğlu içinde yaşadığı bölgeyi jeo-ekonomik ve jeo-politik faktörleri de gözeterek sürekli bir yenilenme çabası içinde geliştirmiştir. Tarih bu sürekli döngü içinde tutunamayan şehirlere de sahne olmuştur, ilk günkü gibi gelişmeye devam edenlere de.
Modern zamanlarda özellikle endüstrileşme hamlesi neticesinde günümüz tanımlamalarına uygun büyük metropoller yaratıldı. İnsanın şekillendirici· gücü ekonomi ve üretim ile sıçrama yaşadıkça bazı şehirler ön plana çıkmaya başladı. İzleyen dönemde şehirler kültür ve sanat alanında gelişme sağlanmasına yönelik bir akımın da seyrine kapılınca, medeniyet bu günkü başkentlerini yaratmış oldu.
Bu itibarla, Londra'da finans kümelenmesi, Boston civarında elektronik endüstrisi, İtalya'da ayakkabı ve deri kümesi, Prato sınırında tekstil, Ren kıyısında kimya odakları, İngiltere Sheffield'da çelik endüstrisi, Almanya Baden-Württemberg'de otomotiv, Paris ve Milano'da moda tasarımı, ABD Kaliforniya'da üzüm ve şarap odağı ile Silikon Vadisi'nde bilgisayar sektörü' ve Seattle Porland'ta yazılım alanında konumlanmış sanayi odakları vb. yüzyılımızın bilinen başarılı örneklerini oluşturdu. .
Küreselleşmeyle birlikte dünya haritasındaki ticari sınırların esnekleşmesi ve bilgi teknolojilerindeki ilerlemeler sonucunda yatırım maliyetlerinin düşmesi gibi gelişmeler; yatırımcıların fonlarını istedikleri piyasalara yönlendirmelerine ve yatırım çekicilikleri ile ön plana çıkan şehirlerin global finans merkezi olma yarışına girmesine neden olmuştur. Batı'nın az önce üzerinde durduğumuz şehirlerine ek olarak küreselleşmenin de etkisiyle Doğu'nun Batı'nın endüstrileşmesinden önce ön planda olan şehirlerinin tekrardan tarih sahnesindeki yerlerini aldıklarına şahit oluyoruz. Bu büyük pastadan pay kapmak isteyen şehirler jeopolitik konum, resmi dil, ülkedeki mevcut yapısal düzenlemeler, ekonomik yapı ve istikrar, uluslararası finans merkezlerine yakınlık, nitelikli çalışanların kolayca bulunup bulunmaması gibi kriterlere dikkat etme gereksinimi duyarak "duster" (kümelenme) modeline yöneldiler.