Üç İstanbul Sergileri

Yazar : Burçak Evren, İrfan Çiftçi
Yayın Tarihi : Ekim, 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 110
Ölçü : 23 x 32 cm
Yayınevi : İst. Büyükşehir Bel. Kültür İşleri

"... İstanbul üzerinde ortak bir görüş vardır: En güvensiz seyyah bile bu şehre güvenerek gider. Hiç kimse İstanbul'da düş kırıklığına uğramamıştır. Büyük eserlerin sihri ile bunların karşısında duyulan hayranlığın bununla bir alakası yoktur. İstanbul önünde şair ile arkeoloğun, sefir ile tacirin, prenses ile gemicinin, kuzeyli ile güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı âlemşümul ve son derece büyük bir güzelliktir. Bütün dünya bu şehrin dünyanın en güzel yeri olduğu fikrindedir. Seyahat hatıralarını yazanlar buraya gelince şaşırıp kalırlar. Perthusier'in dili dolaşır; Tournefort beşer dilinin aciz kaldığını söyler; Pouqueville cennette olduğunu yazar; Le Croix sarhoş olur; Marcellus vikontu kendinden geçer; Lamartine tanrıya şükreder; Gautier gördüğü şeyin gerçek olduğundan kuşku duyar ve hepsi de tasvir üstüne tasvir yığarak, pırıl pırıl bir üslupla yazarak, düşüncelerinin yanında fakir kalmayacak ifade tarzını bulabilmek için boşuna kafa yorarlar... " İtalyan edibi Edmondo De Amicis "İstanbul 1874" adlı yapıtında bunları yazar. Gerçekten de hiçbir kent İstanbul kadar büyüleyici değildir. İstanbul'un büyüsü coğrafi konumundan çok, ona kimliğini veren çeşitli medeniyetlerin izlerini barındırmasından gelir. Ama İstanbul tarihin hiçbir döneminde bir medeniyetin belirgin damgasını yememiş, aksine tüm medeniyetlerin izlerini egzotik bir bitki gibi özümseyerek kendine mal etmenin üstesinden gelmiştir. Örneğin Bizans döneminden kalma kiliselerin camiye çevrilerek benzer işlevi devam ettirmesinde olduğu gibi... İstanbul diğer açıdan bir medeniyetler müzesi gibidir. Kimi zaman aynı bölgede bir arada, yan yana, iç içe çeşitli medeniyetlerin izlerini görmek mümkündür. Onları bir arada tutan, saklayan güç İstanbul'un büyüsünün kimyasında var olan insanının sınırsız hoşgörüsüdür. Bu hoşgörüdür ki, ezan sesiyle çan sesi İstanbul'da buluşur, bu şehre rengini verir. İstanbul'un bu sesiyle, rengini duymak ve görmek için, Galata Köprüsü'nde ya da Beyoğlu'nun Cadde-i Kebir'inde bir soluklanmak yeter. Buralarda yalnızca yapılar değil, çeşitli medeniyetlerin insan mozayiği de gelip geçer.
******Burçak Evren, İrfan Çiftçi
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...