Üç Devirde Bir Mabed Ayasofya

Yazar : Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, Doç Dr. Said Öztürk, Yaşar Baş
İsbn : 9757268356
Yayın Tarihi : Mayıs, 2005
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 893
Ölçü : 25 x 31,5 cm
Yayınevi : Osmanlı Araştırmaları Vakfı

Ayasofya dünya kamuoyunun üzerinde durduğu bir mabet. Dokuz yüz yıl küsur Bizans'ın kalbinde bir kilise ve en kutsal mabetlerinden birisi. Beş yüz yıla yakın Osmanlı'nın içinde huşu ve haşyetle ibadet ettiği bir cami. İstanbul'un fethinin sembolleşen ismi. Ne var ki, Cumhuriyet Türkiyesi'nde üzerinde toplum mutabakatının sağlanamadığı, en çok münakaşa edilen bir mabet. Her dönemin ayrı bir Ayasofya'sı var. Bizans'ın Ayasofyası, Latinler'in Ayasofyası, Osmanlı'nın Ayasofyası, Cumhuriyet Türkiyesi'nin Ayasofyası... ve her dönemin ayrı bir hikayesi var; aslında Ayasofya insanlığın uzun bir hikayesi. Zira bu muhteşem mabet üzerinde bin beş yüz yıllık tarihi barındırıyor. Hakkında yazılanların isim listesi, büyük bir kitap oluşturacak hacimde. Mabet, bünyesinde sadece kutsalı barındırmadı. İktidar mücadelelerine, güç, ihtişam ve gösterişe, direniş ve kaybedişe, yağma ve tahribe, fethe ve daha bir çok hadiseye şahitlik etti. Ayasofya'nın bugünkü temelleri Justinianus'un hülyaları üzerine kuruldu ve yükseldi. "Ey Süleyman seni geçtim" diye çığlık atan Justinianus'un sesi çağları aşarak bu güne kadar uzandı. Mabet zamana direndi. 17. yüzyılın Batılı seyyahı Josephus Grelot'un ifadesiyle; "bu saf imparator, kuşkusuz Süleyman tapınağının kendisininki yanında bir hiç olduğunu düşünüyordu. Ama görkem bakımından Süleyman tapınağına asla yaklaşamazdı. Hatta aynı düzeyde olması için bile, daha çok şey gerekirdi. Dahası Bizanslılar, güzellik adına ne kadar bozulmuş bir beğeniye sahiptiler!" (Josephus Grelot, s. 83, 84). Ne var ki, Bizans imparatorunun bu şaşkın ve bir o kadar mütekebbir çığlığı Hz. Süleyman'ı gücendirdi ve Ayasofya'nın harcına zamanla zarafetle hantallığın, sevinçle hüznün, sevgi ile nefretin, barışla savaşın, zaferle mağlubiyetin zıt kokuları karıştı. Onu temaşa eden, içinde ibadet eden her kim ise bu zıt duygulardan kendini kurtaramadı. Ayasofya hiçbir zaman sadeliği sembolize etmedi. Ona çok anlamlar yüklendi, ondan çok şey beklendi. O hep kalbe bir ürperti verdi, haşyet içinde sevinci yaşattı...
******Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

Oktay Aras Kitaplığındaki Prof. Dr. Ahmed Akgündüz Kitapları (1)

DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...