Yazar | : | Orhan Koloğlu |
Yayın Tarihi | : | 1988 |
Dil | : | Türkçe |
Sayfa Sayısı | : | 160 |
Ölçü | : | 16 x 25 cm |
Yayınevi | : | Yeni Özgür İnsan Yayınları |
Yeni ÖZGÜR İNSAN, ölümünün ellinci yılında Atatürk'ün anısını, şimdiye kadar pek işlenmemiş bir konuda hazırlanan bu yapıtla yaşatmaya çalışıyor.
Bu çalışma, alışılmış, entelektüeller/düşünürler düzeyindeki Atatürk değerlendirmelerinin aksi yolu izlemektedir. Amaç, Kurtuluş Savaşı ve Devrimler dönemindeki yirmi yılda, (1919-1938) Atatürk yönetiminde, Türk ulusunun başardıklarının dünya kamuoyları ve halkları düzeyindeki yankılanmalarını ortaya koymaktır. Kısacası, Türk'ün ve Türkiye'nin dışardan görünüşünün nasıl değiştiğini bulmaya çalıştık. Ve bunda 1919-1938 döneminde (yani gününde) yapılmış yayınlarla sınırlı kalmaya özen gösterdik.
Devlet adamları ya da ünlü düşünürlerin yargılarını bulmak kolaydır. Bunlar kitaplarında, ya da tanınmış yayın organlarındaki açıklamalarıyla kolaylıkla izlenebilmektedir. Biz ise, Türk'ün imajının halk kütlelerindeki değişmesini bulmak istiyorduk. Kütleleri en çabuk etkileyen ögenin mizah dergileri, karikatürler olduğu noktasından hareket ederek, ağırlığı bu tür yayınlar üzerine verdik. Önce çizgi olarak Türk'ün, I. Dünya Savaşı sonrasındaki görünüşünü bulmağa, sonra da bunun II. Dünya Savaşı öncesinde neye dönüşmüş olduğunu ortaya koymağa çalıştık.
Bunun dışında bütün dünyadaki Atatürk hakkındaki yayınları da inceledik ve içlerinden kütlelere yönelik olanları seçtik. Doğu (Bugünkü Pakistan'la Bangladeş'i oluşturan bölümleriyle Hindistan'dan Arap) ülkelerinden Batı'ya kadar iki düzineye yakın ülkenin arşivlerinde yapılan çalışma, tahmin edilebileceği gibi çok güç ve zaman isteyen bir uğraştı. Nitekim bu yapıttaki belgeleri tamamlamamız, en az 25 yıllık bir çabanın ürünüdür. Ancak sonuçta, pek çoğu ilk kez açıklanan konuyu aydınlığa çıkarmış olmanın mutluluğuna da erişmiş olduk. Sona eklediğimiz, Türk imajının dünyadaki değişmesi üzerindeki araştırmalara dayanan incelememiz de bu alandaki pek nadir çalışmalardan biridir.
Atatürk'ün de başka konuların da "tabulaştırılmasına" karşı olduğumuz ve bilimsel gerçekçiliğin en sağlıklı yöntem olduğuna inandığımız için bulgularımızı kullanırken...