| Yazar | : | Meltem Cansever |
| İsbn | : | 9786055813239 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 18,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | NTV Yayınları |
Çağlar ve toplumlar değiştikçe, zaman farklı akmaya başlar. Ne tarımın zamanı aynıdır ne endüstrinin ne Doğu'nun ne de Batı'nın... Zamanın akışıyla ve ölçümüyle kurulan ilişki, belli bir dönemde, belli bir toplumun özgül kimliğinin göstergelerinin en önemlilerinden biridir. Kent tarihçisi Lewis Mumford, "Modern çağları belirleyen teknolojinin sanıldığı gibi buhar makinesi değil, saat" olduğunu söyler. Modernliğin tarihi, her şeyden önce zamana gelenekten farklı gözlüklerle bakışın tarihidir.
Modern çağlara özgü zaman perspektifi, Türkçede kısa ve özlü bir ifadeyle çok iyi özetlenebilir: "Vakit, nakittir." Vakit, tarıma veya dua, namaz saatleri gibi dinsel referanslara göre ayarlanmaktan çıkıp geçen her saat, her dakika maddi bir değere çevrilebilir hale gelince, dinsel zamandan modernitenin zamanına ve geleneksel toplum yapısından modern topluma da geçilmiş olur.
Avrupa topraklarında, kamusal alanda zaman bildirmek üzere kiliseler, saraylar ve kent meydanlarına yükselen saat kulelerini finanse edenin bizzat burjuvazi olması, hiç de rastlantı değildir. Modernitenin çanlarıyla saat kulelerininki eşzamanlı olarak çalmaya başlar. Kule, kentte muzaffer biçimde yükselen fallik ve güçlü formuyla yeni düzenin ihtiyaç duyduğu otoritenin de simgesidir. Fransız Devrimi'nde devrimcilerin öncelikle saatlere saldırması, anlamlı değil midir?
13. yüzyılda inşa edilen ilk saat kulelerine örnek olarak İngiltere'de, Westminster'deki ve İtalya'da, Padua'dakiler verilebilir. İtalya'da Giovanni Di Dondi'nin 1348-1362 arasında ve Fransa'da Henri de Vick'in Fransa Kralı V. Charles için 1360'ta inşa ettirdiği yapılar dünyanın, diğer gezegenlerin ve ayın konumunu gösteren astronomik saat kulelerinin ilk örnekleridir. Belli zamanlarda, kuklalar veya biblolarla şenlenen animasyonlu gösterilerle seyirci çeken astronomik saatli kuleler de bulunmaktadır. İlk kez kilise ve saray kulelerine uygulanan kule saatleri, daha sonra kulenin kendisiyle birlikte tasarlanmaya başlanır. Kule saati tam yerine göre olmalıdır, herhangi bir makine herhangi bir yapıya monte edilemez...