| Yazar | : | Faruk pekin, Hayri Fehmi Yılmaz |
| İsbn | : | 9786055813109 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 213 |
| Ölçü | : | 18,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | NTV Yayınları |
İnsanlık en erken dönemlerinden itibaren birçok nedenle bulunduğu çevrenin etrafında hareket etmiş, bazen çok uzaklara gitmeyi başarmıştır. Bu yolculuklarda en önemli sorun derin vadileri, akarsuları aşmak olmuştur. Bu engellerle karşılaşınca doğanın yardımıyla devrilen bir ağaç ya da geçit olabilecek kayalar kullanılmış, giderek bu durumları örnek alıp geçit olarak kullanabileceği durumlar hazırlamışlardır. İşte herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan bu geçitlere "köprü" denir. Osmanlılar Farsça "pül", Arapça "cisr", ya da "kantara", "sırat" kelimelerini de kullanmışlardır. Giderek bu kelimeler sadece bir yapıyı ifade etmekten çıkmış, farklı olan iki şeyi birbirine bağlamak anlamına gelmiştir. Köprülerin bir yolun devamını sağlamak dışında en önemli fonksiyonları da bu olmuştur. Farklılıkları birbirine bağlayıp medeniyetin gelişmesine büyük katkı sağlamışlardır.
Türkiye coğrafyası neredeyse iki büyük kıta arasında büyük bir köprü konumundadır. Doğudan batıya, batıdan doğuya büyük göçler, seferler, seyahatler hep bu topraklar üzerinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle değişik nitelikteki engelleri aşmak için muhteşem köprüler inşa edilmiştir. Türkiye'de bazıları zaman içinde harap olmuş, bazıları ayakta kalabilmiş -hatta kullanılan-, her çeşit mimari özellikte, farklı malzemeyle inşa edilmiş her dönemden eski köprü bulmak mümkündür.
Tabii bir taraftan da yeni köprüler inşa ediliyor. 1968'de Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde bir Tarihi Köprüler Bakım ve Onarım Şefliği kuruldu. Tarihi köprülerin tespiti, tescili, envanter çalışmaları yapıldı. Bu envanter çalışmasında Türkiye'de 675 taş köprü tespit edildi. Bunların 260'ının dönemi saptanabildi, mimari değeri yüksek köprü olarak tanımlandı. Hiç şüphesiz, bu rakamlar araştırmalar çoğaldıkça artacaktır.
Anadolu'da kalıntıları tespit edilebilen en eski köprü Çorum'da Hititlerin başkenti olan bugünkü Boğazköy'de bulunur. MÖ 13. yüzyıla tarihlenen bu köprüde yaklaşık 8,5 metrelik bir açıklığı aşmak için kayalığın her iki yönünde, her biri biraz daha dışarı doğru uzatılmış taşlar yerleştirilmiştir.