| Yazar | : | Dr. Halim Tevfik Alyot |
| Yayın Tarihi | : | 1947 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 176 |
| Ölçü | : | 18,5 x 25 cm |
| Yayınevi | : | Kanaat Basımevi |
| Bahsi Geçen | : | Halim T. Alyot |
Memleketimizin içtimai bünyesini kavramak yolunda öteden beri gösterilen arzulara rağmen, sosyal hayatımızın muhtelif cephelerini, ilim bakımından tetkik mevzuu olarak ele almış ciddi eserlerden henüz mahrum bulunmamız, memleket meselelerinin, gereği gibi aydınlanmasını zorlaştırmaktadır. Memleket bünyesi üzerinde kuvvetli ve sağlam teşhislerde bulunabilmek ve dertlerimizin devasını ona göre bulup tertip edebilmek için tarih ve sosyolojinin el ele vererek bize, ilmi metotlarla meydana gelmiş orijinal eserler vermesi icap eder. Hayatta hiç bir hadise mücerret bir olay halinde karşımıza dikilmez; her hadisenin, görünür görünmez birçok sebeplerin neticesi olduğu ve bu neticenin de başka hadiseler doğuran bir amil olacağı gözönüne alındığı takdirde, görünmez sebeplerin görünürlerden daha fazla olduğu sosyal hadiseler sahasında, sebep ve neticeleri bulup tespit edebilmenin ve onları objektif bir müşahedeye tabi tutabilmenin çok daha zor olduğu meydandadır.
Sosyal bünyemizin esasını teşkil eden idari, hukuki ve kültürel müesseselerimizin doğuş ve tekamül tarihlerini, geçirdikleri istihaleleri ve bunların hayatımız üzerindeki müspet veya menfi tesirlerini, ilmi bir tetkike tabi tutmadıktan sonra milli hayatımızın gerek tarih içinde ve gerekse hâlihazırdaki çeşitli tezahürlerini kavrayıp bir prensibe ve sisteme irca etmeğe imkan yoktur. İlmî müşahedelerin muhassalası olan bu prensipler ve bunlara dayanılarak kurulacak sistemler içerisindedir ki, doğru veyahut buna yakın hükümlere varmak ve az çok bünyeye uygun tedbirlere tevessül etmek mümkün olabilir. Bunu elde etmek için evvela ilmi mesaiyi kolaylaştıracak malzemenin derlenmesi, tespit ve tasnifi ve ondan sonra da, onları değerlendirecek, tahlil ve terkipler yapabilecek bilginlerin çalışmalarına arzedilmesi lazımdır.
Hayatın her sahasında iş bölümünün lüzum ve ehemmiyeti ne kadar aşikârsa, ilmi çalışma ve araştırmalar alanında da kolektif bir iş birliğinin lüzum ve zarureti o kadar büyük bir şiddetle kendini hissettirir.