| Yazar | : | Murat Çulcu |
| İsbn | : | 9753901755 |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 520 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | E Yayınları |
Tarihin tüm devirlerinde meydana gelen küresel değişimlerde en belirleyici rolü, Önasya'nın da içinde bulunduğu coğrafya oynuyordu. Bu rol, Önasya yarımadasının doğu-batı ticaret yolları üzerinde önemli bir kavşak oluşturmasından, kuzey-güney yarı kürede yer alan kara kütlelerinin deniz yolları ve boğazlarla birbirine bağlamasından; Karadeniz ve Akdeniz ticaret yollarını kontrol altında tutabilecek coğrafi bir konumda bulunmasından kaynaklanıyordu. Önasya'nın jeo-ticari/ekonomik özelliği; jeo-askeri, jeo-siyasi ve topyekûn jeo-stratejik önemini besliyordu. Bu önem, bu denli belirleyici niteliklere sahip bulunan Önasya'yı, uluslararası-küresel bir odak durumuna getiriyordu. Nitekim küresel mücadele bu odak çevresinde yoğunlaşıyor; büyük değişimler Önasya coğrafyasını etkisi altında bulunduran güçlerin tercihleri ve eğilimleri yönünde gerçekleşiyordu. Dolayısıyla tarih boyunca Önasya coğrafyası, hükmeden ve hükmedilen güçlerin hem kendi içinde, hem de birbirine karşı bir hesaplaşma alanı durumuna geliyordu.
Kürenin hiçbir coğrafyası, Önasya kadar kanlı ve şiddetli çatışmalara bu denli sahne olmuyor; bunun paralelinde kültürel ve ahlaksal çalkantıların arenasına dönüşmüyordu. Önasya'dan; tarihte bir benzerine daha rastlanmayan tiranlar, despotlar ve müstebitler geçiyordu. Barbarların akınları adeta met ve cezir dalgaları gibi 'git-geller' oluşturuyordu. Keza tarihin benzerini görmediği uygarlıklar da bu coğrafyada insanlığın kaderini etkiliyor, insanlığı yücelten kültürel tortularını bırakıyordu. Küresel oluşumları derinden etkileyen büyük göçlerin başlangıç ve bitiş noktası da yine bu coğrafya oluyordu. Bu çerçevede Önasya, kaçınılmaz olarak bir 'kavimler kapısı ve kavimler geçidi' durumuna geliyor, aynı zamanda da kavimlerin savaş alanına dönüşüyordu. Savaşlar salt kavimlerin birbirine tahakküm ve hükmetme amacından kaynaklandığı gibi, ekonomik, siyasi, dinsel nedenlere de dayanabiliyordu.
Tüm bu nedenler, Önasya coğrafyasında sosyal, kültürel, ahlaksal, demografik, dinsel, siyasal ve askeri bakımdan derin izler bırakıyordu...