| Yazar | : | Engin Özendes |
| İsbn | : | 9757306624 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 389 |
| Ölçü | : | 24,5 x 28,5 cm |
| Yayınevi | : | Pamukbank, Tarih Vakfı |
KESKİN OLMAYAN İLK GÖRÜNTÜDEN ÇAĞDAŞ YORUMLARA
Görüntüyü Dondurmak
Arap bilgini Alhazen'den İtalyan Leonardo da Vinci'ye (1452-1519), oradan da on dokuzuncu yüzyılın ortalarına uzanan görüntüyü elde etme çabaları, unutmamak ve unutulmamak arzusunu mu simgeliyordu? Kuşkusuz temelinde böyle bir duygu gizliydi. Bu duyguyu körükleyense, kimyasal ve teknik bazı çabaların, bunu olanaklı kılacağı ümidini vermesiydi.
Görüntüyü dondurmak için yapılan çalışmalar, başlangıcından beri, (doğrudan bir saptama bile olsa) duygu ve düşüncelerin, anlatılmak istenenin ortaya dökülmesini sağlamak üzere bir araçtı. Asıl olan insandı, onun duyguları ve sınır tanımaz yaratıcılığıydı.
Asırlar süren kimyasal ve teknik çabalar, 1826 yılında Fransa'nın Chalon-sur-Saone kentinde, Joseph Nicephore Niepce (1765-1833) tarafından evinin penceresinden yakalamayı başardığı görüntüyle sonuçlandı.
Niepce artık üç şeyi düşünüyordu: daha keskin bir görüntü elde edebilmek, renkleri de gösterebilmek ve görüntünün çok uzun bir zaman kalıcı olacağından emin olabilmek. Elde edilenin keskinliği ve renkleri tartışılırdı. Ancak Niepce'nin kalıcılık yönündeki dileği, daha bu ilk görüntü ile yerine gelmişti.
174 yıl sonra günümüzde Teksas Üniversitesi kitaplığında bunun kanıtı olarak hala sapasağlam durmakta.
Niepce bu isteklerini yerine getirecek kadar yaşamadı. İş arkadaşı Louis Jacques Mande Daguerre (1787-1851), çalışmalarını onun araştırmaları üzerinde sürdürdü. 19 Ağustos 1839'da Fransız Bilimler Akademisi'nden bilim adamı François Arago (1787-1853) tarafından bu yeni buluş tüm dünyaya duyuruldu. Bulan: Daguerre, bulunan: Daguerreotype'di.
Fotoğrafın teknik altyapısı da burada noktalandı…