| Yazar | : | Ahmet Köksal |
| Yayın Tarihi | : | 1992 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 103 |
| Ölçü | : | 23,5 x 21,5 cm |
| Yayınevi | : | Galeri Lebriz |
Batı anlayışında gelişen resim sanatımızda figür ressamlığına yol açan ilk çalışmalar Osman Hamdi Beyin (1842-1910) akademik kaynaktan beslenen yapıtlarıyla gerçekleştirilmiştir. Paris'te yanında eğitim gördüğü Gerome ile Boulanger'nin antik döneme, doğu ülkelerine tutku ölçüsünde duyduğu yakınlık Osman Hamdi'nin fotoğraflardan da yararlanarak saray çevresi insanları, genç kadın figürleri, silah satıcıları, kaplumbağa eğitimcisi, türbedar v.b. yöresel tipleri işleyen; bunları büyük boyutlu kompozisyonlara dönüştüren tablolarında belirgin bir "orientalisme" ve belgeci nitelikte biçimlenir.
Bu dönem ressamlarımızın daha çok natürmort ve peyzaj çevresinde yoğunlaşan ortamında Osman Hamdi Beyin figür ressamlığına klasik ve akademik çizgide açtığı yolunu izleyen kuşaklarca daha da geliştirilerek kişisel üslup ayrımlarına yönlendirilmiştir. Asker ressamlar kuşağının öncülerinden Şeker Ahmet Paşa, Süleyman Seyyit ve Halil Paşa1ar resim sanatımızda gerçek üslupçu kişilikler geliştirmiş sayılı sanatçılar arasındadır.
Batı'ya açık bir Osmanlı askeri olan Şeker Ahmet Paşa (1841-1907), önce Paris'te "Mekteb-i Osmani"de, ardından Boulanger ve Gerome atölyelerinde yedi yıl çalışmıştı. Onun "Geyikli Manzara", "Orman" gibi tanınmış yapıtları Courbet'i çağrıştıran kimi özellikler taşırsa da arasına figürleri de katmaktan geri kalmamıştır. "Orman" tablosunun sol alt köşesinde odun yüklemiş bir köylü, "Talim Yapan Erler"de betimleyici bir yaklaşımla "naif" özellikler içinde kendine özgü bir gerçekçilik birleşir.
Asker kökenli ressamlarımızdan Süleyman Seyyid (1841-1913) çok işlediği natürmort, peyzaj yanında portre türünde de çalışmış, ancak günümüze portrelerinden hiçbiri kalmadığı için natürmort ressamı olarak anılmaktadır. Onun sınırlı bir derinlik içinde düzenlediği incelikli