| Yazar | : | Esther Benbassa, Aron Rodrigue |
| Yayın Tarihi | : | 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İletişim Yayınları |
1492 yılı Yahudi halkının tarihinde bir dönüm noktasıdır.
Bu, Ortaçağ Yahudi topluluklarının en kalabalık ve en ünlü grubunun İspanya'dan göçe zorlandıkları tarihtir. Bundan beş yıl sonra, Portekiz'in toplu halde din değiştirme zorlamaları sonucunda, İbre Yarımadası'nda bin yıldan fazladır süren Yahudi varlığı sona ermiştir. Elli yıla yayılan bir zaman diliminde, Sefaradların -ki İbrani dilinde İspanyol demektir- büyük çoğunluğu Akdeniz havzasına yayılmıştır. 16. yüzyılda Hıristiyanlığı seçen küçük gruplar veya atalarından miras Yahudi kimliklerini koruyan Maranolar da Yarımada'yı terk ederler. Bazıları Ortadoğu'daki din kardeşleriyle birleşirken; bazıları da önce Bordeaux, Amsterdam, Hamburg ve Londra gibi Batı Avrupa şehirlerinde, peşinden de Yeni Dünya'da yeni cemaatler kurarlar. Köklerin böyle parçalanması sonucu, Yahudi camiasının antik merkezi de dağılır. Bu dağılma, aynı zamanda bir yeniden yapılanmanın, bir dirilişin tohumlarını da beraberinde getirir.
Elinizdeki çalışma, Yahudilerin tarihindeki bu dönüm noktasının hikâyesi ile başlar. İber Yahudiliğinin kaybolmasına sebebiyet vermesi kaçınılmaz olan 1391 olaylarının gelişimini ve sonuçlarını inceler. Sınır dışı edilmelerinden sonra, Doğu'da ve Batı'da, sürgün güzergâhları boyunca Sefaradları izler. Yeni Yahudi merkezlerinin oluşumunun tarihine tanıklık eder. 16. yüzyıl ortalarında yaşanan gerçek bir Sefarad diasporanın oluşumu bu geniş çerçeve içinde betimlendikten sonra; inceleme, sürülen Yahudilerin büyük bölümünün toplandığı Balkanlar'da ve Türkiye'de yoğunlaşır.
Şurası kesindir ki, günümüze kadar dünyanın çeşitli yöreleri Sefarad Yahudilerini barındırmıştır. Avrupa veya Amerika'daki İspanyol Yahudileri, yeni topraklarındaki Yahudi cemaatinin yaşamına yoğun bir şekilde katılmışlardır. Keza Kuzey Afrika'ya göçen Yahudiler, Mağribi Yahudilerinin örf ve ananelerini yeniden şekillendirmişlerdir. Yine de, bu yörelerin hiçbirinde, Sefaradlar yerel Yahudi cemaatine baskın çıkabilecek sayısal çoğunluğu ellerinde tutamamışlardır. Kendilerine baskın çıkan Aşkenaz göç dalgaları sonucu Avrupa Sefaradlarının İspanyol Yahudi özelliklerini yitirmeye başlamaları buna bir örnektir...