Türkiye Nereye
| Yazar | : | Fatih Ertürk |
| İsbn | : | 9786052365335 |
| Yayın Tarihi | : | 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 304 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
Sürekli tekrarlanan ve her seferinde haklı çıkmayı bir marifet olarak kabul eden ünlü bir söz vardır; "Bir ülkenin kaderini coğrafyası belirler. Her ülke kendi coğrafyasının kendine biçtiği rolü yaşar."
Türkiye de böyle bir ülke. Her ne kadar "Asya'dan bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket" bizim olsa da yönetenler her zaman bizden olmuyor. Türkiye'nin en büyük talihsizliğini sıraya koyarsak;
1. Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun yüreğiyle hisseden onun gözüyle bakan insanları erken kaybetmesi ve Türkiye'yi çağdaş uygarlığa ulaştıracak devrimlerin eksik bırakılması. Yerine gelen yarım Osmanlı bürokratlarının Türkiye'yi adeta bir yarı açık cezaevi ve yağma ortamına çevirmesi. İsimlerin kim olduğu önemli değil ama Atatürk'ün ölümünden daha 12 yıl sonra ülkenin nasıl Cumhuriyetten nefret eden Atatürk'e düşman bir anlayışa teslim edildiğini tartışmaya gerek var mı? Ne desek boş, ışıklar içinde uyusun da desek Allah'ın dediği olur da desek sonuç aynı.
2. OsmanlI'dan devşirilen, aydınlanma ve evrilme konusunda çok büyük eksiklikleri bulunan bir büyük topluma Cumhuriyet devrimini yapan, yaşatan insanların çok çabuk yabancılaşması ve "Her şey aslına döner" el çabukluğuyla bir toplumun yeniden Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki kokuşmuş, çökmüş, yıpranmış ve eskimiş yapısına hızla kavuşturulması devrimini yapan bir demokrat Parti döneminin yaşanması. (Tabi onlara kızmayın; onlardan tam 67 yıl sonra Türkiye'nin bütünüyle yapısını, sistemini, rejimini değiştirecek bir anayasa teklifine daha teklif gelmeden, teklifin ne olduğunu bilmeden, teklifin kimi şah kimi padişah yapacağından haberi olmadan imzayı basan 316 milletvekiline ne demeli?)