| İsbn | : | 9751730775 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 391 |
| Ölçü | : | 23,5 x 33 cm |
| Yayınevi | : | Kültür Bakanlığı |
Minyatür Resminden, Tuval Resmine Geçiş ve İlk Yağlıboya Ressamları Türk resminin Avrupa sanat estetiğine ve tekniğine yönelişi, Lale Devri'nde (1703-1730) Batılılaşma süreci ile birlikte olmuştur. Avrupa kültürünü ve sanatını, Fransız örneğinde tanıyan Osmanlı Devleti, bu kültüre duyduğu ilgiyi XVIII. yüzyılda Fransa'nın yanı sıra, çeşitli Avrupa ülkeleriyle kurduğu kültürel ilişkiler sonucu geliştirmiştir. Batılılaşma düşüncesinin resim sanatına yansımasında ise, XVIII. yüzyıl ilk çeyreğinde, yabancı ülke elçileriyle İstanbul' a gelen ressamların, doğal ve tarihi zenginlikleri, saray çevresini ve güncel yaşantıyı konu alan gravür ve yağlıboya resimlerinin etkisi olmuştur.
XVIII. yüzyılda, minyatürde Levni ve Abdullah Buhari'nin yenilik arayışları, yüzyıl ortalarında Batı etkisiyle egemen duruma gelen manzara konusu, minyatür resmin yerini alan duvar resimlerinde de görülmüş, Türk resminde yağlıboya resim geleneğini başlatması açısından, bu yüzyılın son çeyreğinde önemli bir gelişme sağlamıştır.
Diğer yandan Batı uygarlığının bilgi ve tekniğinden yararlanma düşüncesi, tuval resminin gelişmesinde ilk girişimleri, III. Selim ve II. Mahmut ile önce, Mühendishane-i Berri-i Hümayun (1795)da teknik resim ve sonra da, Askeri Tıbbiye (1827) ve Harp Okulu'nda (1834) serbest resim derslerinin programa alınmasıyla başlamıştır. II. Mahmut'un portresini yaptırıp, Batılı bir hükümdar gibi, resmi ve sivil kurumlara astırmış olması ve bir grup askeri okul öğrencisini Fransa ve İngiltere'ye göndermesi, resim sanatının gelişmesi yönünde atılmış ciddi bir adımdır.
Tanzimat'ın ilanından (1839) sonra, Batılılaşma bilinçli bir devlet politikası haline gelmiş, kültürel değişme yönündeki çabalara yeni bir ivme kazandırılmıştır. Sanat e