| İsbn | : | 9751730775 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 287 |
| Ölçü | : | 23,5 x 33 cm |
| Yayınevi | : | Kültür Bakanlığı |
Türkiye sınırları içinde bulunan kültürel mirasın korunması eylemlerinin tarihini Osmanlı İmparatorluğu zamanına kadar götürmek mümkündür. 19. yüzyılın ikinci yarısında, başta yeni yeni yayımlanmaya başlayan gazetelerde, özellikle de Ceride-i Havadis'te çıkan yazılar, Anadolu'da çeşitli nedenlerle kazı ve araştırmaya başlayan grupların artması, bunun sonucu çeşitli eserlerin yurt dışına götürülmesi, Osmanlı yöneticilerinin arkeoloji konusuna ilgisini uyandırmıştır.
Osmanlı Devleti'nde korumayla ilgili ilk yasal düzenlemenin gerekçelerini anlatan somut bir bilgi ya da belgeye henüz ulaşılmış değildir. Ancak, Ali Paşanın sadrazamlığı sırasında, Maarif Nezaretine gönderilen 30 Ocak 1869 tarihli bir buyrultuda, bir nizamnamenin hazırlanmakta olduğu söylenmektedir. İlk yasal düzenlemeye temel oluşturan bu buyrultunun başlangıcında: " ... Avrupa Müzeleri buradan götürülen nadide eserlerle süslüyken memleketimizde bir müzenin kurulmamış olması doğru değildir. ... Asar-ı atika çıkaranlara çift olan antikaların bir adedini bize bırakmaları koşuluyla kazı izni verildiyse de buna uymadıkları görülmüştür... Bundan böyle yurt dışına eski eser çıkartılamayacaktır. Eski paralar bu kaidenin dışındadır... " denmektedir. Buyrultuda, ayrıca, Devlet adına "antika" ihracı yapılabileceği, ancak bunun kapsamında sadece eski paraların yer aldığı, genel bir "müzehane" kurulacağı, tüm arkeolojik kazıların ruhsat alındıktan sonra yapılabileceği ve tüm bu hususların, Şura-i Devlet, Nafıa Dairesi tarafından hazırlanacak bir yasal düzenleme konusu olacağı yer almaktadır.
Buyrultu gereğince hazırlanan ve İmparatorluğun doğrudan eski eserle ilgili ilk düzenlemesi olan Asar-ı Atika Nizamnamesi 13 Kasım 1869 tarihinde çıkarılmıştır. Nizamname, tarih