| Yazar | : | Agah Özgüç |
| İsbn | : | 9786050060201 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 216 |
| Ölçü | : | 15 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Agora Kitaplığı |
Başımı çevirip şöyle bir arkaya doğru bakıyorum da... Yıllar öncesine dönüyorum bir an. 1950'li yılların ortalarında amatör, 1960'ta ise profesyonel bir gazeteci olarak yazmaya başlamışım. Demek ki bir yazı emekçisi olarak 52 yılı devirmişim, vay anasını...
Hep yazmışım dur, durak demeden. 1960'lı yılların Sıraselviler'deki o ünlü Kulüp 12'sinden sabaha karşı yorgun çıkışlarımda, Cağaloğlu'na giderken belediye otobüsü koltuklarında bile yazmışım; dergiye yazı yetiştirmek için. Zamanı ve mekânı şaşırarak... Düşünüyorum da, şimdi inanamıyorum.
Ne kahramanlar yaratmışız, kimleri övmüşüz; kimi zaman abartarak 20'li yaşların aptalca hayranlığıyla, aşırı duyarlılığıyla... Ne var ki sevseniz de, övseniz de kimseye yaranamazsınız.
Aslında 'kahraman' kim, bizler mi, onlar mı?
Övmek ve yermek, iki ucu da keskin bir bıçak. Neresinden, hangi ucundan bakarsanız bakın 'tuzak'tasınız. 'Övme'yi aşırı duygusal yaklaşımlardan, bir takım dost-ahbap ilişkilerinden, fanatik hayranlıklardan arındırmak gerekiyor. 'Yerme' olgusunu da önyargılardan, kan davası benzeri biriktirilmiş eski kinlerden, sevgisizliklerden... Ve kuşkusuz 'övme'nin, özellikle de 'yerme'nin etik açıdan bir sınırı olmalıdır.
Ve "Neden 12 kadın?" derseniz, Neden 'onlar' değil de 'bunlar'? Bana göre böyle, size göre öyle. Yani '12 kadın' seçimimdeki sıralamayı, benimle paylaşmayabilirsiniz. Size ters gelebilir, doğaldır. Çıkarma ve ekleme yapabilmekte özgürsünüz. Sizin de özelleriniz farklı olabilir. Kim ne karışır ki...
Bu kişisel seçkide hiçbiri birbirine benzemiyor. Birbirlerinin kopyaları değiller; ne tipolojileriyle ne de sinemasal duruşlarıyla...
Elbette her dönemin ve o dönemleri yaşayan herkesin kendince bir 'idol'ü, özellikle de erkek seyircinin hasta olduğu, akıllarını başından alan unutulmaz vamp'ları vardır. Taş değiller ya...