| Yazar | : | Agah Özgüç |
| İsbn | : | 9758016067 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 1995 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 78 |
| Ölçü | : | 0 x 0 cm |
| Yayınevi | : | Vizyon Yayıncılık |
"İntihar" deyince, akla önce Japon kültürü gelir. "Harakiri" (kendi karnını bıçakla yararak ölme eylemi), Japonlara özgü, dikkat çekici bir "intihar" biçimidir. Eski bir Japon geleneğinin parçası olan bu eylemlerin altında yatan, özellikle "siyasal tavır"dır. 2. Dünya Savaşı'nda Japonların "intihar komandoları", bu kültürün "milli kahramanları"dır.
Tarihten günümüze dönersek, çağdaş toplumlardaki" intihar" olaylarının genelde "işsizlikten, aile içi geçimsizliklerden, çeşitli baskılardan ve umutsuz aşklardan" kaynaklandığını görürüz. Söz konusu nedenlerin yol açtığı bunalım, kişiyi intihara sürükler. Ülkemizde bu bunalımların sıkça yaşandığı yıllardan biri 1987'dir. Neredeyse bir salgın haline gelen "intihar eylemleri"nin, özellikle de "damlardan atlama girişimleri"nin; "Saat Sabahın Dokuzu" adlı televizyon dizisinin gösterime girmesiyle yoğunlaştığı hatırlardadır.
Örneğin Orhan Aksoy'un yönettiği "Saat Sabahın Dokuzu" adlı dizi TV ekranlarında gösterime girdikten bir süre sonra damdan atlayarak intihar eden liseli bir kızın olayına tanık oluruz.
Olay 23 Ocak 1987 yılında İzmir'de geçer. Canına kıyan liseli genç kız Arzu Uysal'dır. Uysal, böyle bir intihar biçimini neden seçmiştir. Söz konusu dizideki Meral Oğuz'un rol gereği dama çıkıp intihar teşebbüsünde bulunmasından mı etkilenmiştir? Ya da kurbanın dama çıkması, herhangi bir etkilenmenin ya da özenmenin dışında, anlık bir rastlantı sonucunda mı gerçekleşmiştir? Sebepler ne olursa olsun Arzu Uysal, o günlerdeki bir iddiaya göre "damdan atlayarak intihar etme modası"na öncülük etmiştir.
1987 tarihli bir belgeye göre, söz konusu TV dizisinin etkisiyle bir buçuk aylık sürede meydana gelen" 19 intihar girişimi" polis kayıtlarına geçmiştir.
Prof. Dr. Özcan Köknel bu konuda: "Televizyon bu mesajı çok fazla gösterdiği için beyin yıkanması şeklinde algılanan intihar girişimini, birçok çok kişi arkasından denemeye kalkacaktır." derken, Ahmet Oktay ise aynı görüşte değil:
"Gencecik insanların kendilerini damdan atmak isteyişlerinin nedenlerini televizyon gibi kitle iletişim araçlarının etkisiyle açıklamaya çalışmak, sorunlara çok yüzeyden bakmak olur...