| Yazar | : | Ünsal Yücel |
| İsbn | : | 9751611245 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 600 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Atatürk Kültür Merkezi |
Türk Okçuluğu hakkında geniş ve ayrıntılı bilgi vermek üzere hazırlanan bu kitap, uzunca süren bir araştırmanın sonucudur. İki kere, basıma hazır haldeyken tekrar ele alınmış, yeni ilaveler yapılmıştır. Araştırmaya 15 yıl kadar önce, Topkapı Sarayı Müzesi'nde, Silah Seksiyonu şefliğim zamanında başladım. Elimin altındaki zengin koleksiyon ve etüt malzemesi ilgimi bu konuya çekti. Oklar ve yaylar üzerindeki incelemelerime, Avrupa koleksiyonlarında yaptığım araştırmaları da ekledim. Bunu arşiv ve kitaplıklardaki, daha sonra Okmeydanı'ndaki çalışmalar izledi; sonunda bugünkü hacmine ulaştı. Görüleceği gibi, bu konuda, müze, koleksiyon, arşiv ve kitaplıklarda çok zengin belge ve malzeme bulunmaktadır.
1971'de, elimdeki belge ve malzemenin bir kısmından doktora tezimi yaptım ve yayına hazırladım. Sonra, çalışmamın hepsini bir arada vermek düşüncesiyle yayını erteledim. Kitabı bu yeni biçimi ile yayınlamak üzere iken, bu kere, bir tesadüf sonucu, rahmetli Halim Baki Kunter'e ait arşivi incelemek fırsatını buldum. Önemli bazı ferman suretlerinin, Okmeydanı'na ait iki eski haritanın ve tek nüsha Okçular Sicilinin de bulunduğu bu arşiv, çalışmamdaki boşlukları doldurmak bakımından çok faydalı oldu.
Şüphesiz bu' kitapta, Türk Okçuluğu ile ilgili bütün bilgiler, eksiksiz olarak derlenebilmiş değildir. Hemen her bölüm için daha ayrıntılı incelemelere ihtiyaç vardır. Şimdiki mesleğim gereği bu konuyu kapatmak, başka araştırmacılara bırakmak zorundayım. Bunun için, şimdi İstanbul Fetih Cemiyeti'nde bulunan H. Baki Kunter arşivini düzenlemek ve bu konudaki kendi arşivimi de oraya vermek istiyorum. İlgililer bu arşivde, yalnız okçuluk tarihimiz konusunda değil, diğer Türk sporlarının tarihi konusunda da bir hayli doküman bulacaklardır.
Çalışmalarım boyunca pek çok bilim adamından, yöneticiden ve meraklıdan ilgi ve yardım gördüm. Bunların sayısı sahifeler dolduracak kadar çoktur; hepsine teşekkür borçluyum. Bir kaçını anmadan geçemem. Öncelikle, tanışmak fırsatı bulamadığım, değerli araştırmacı Halim Baki Kunter'i rahmetle anıyorum.