| Yazar | : | Sedad Hakkı Eldem |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 376 |
| Ölçü | : | 25 x 33 cm |
| Yayınevi | : | Yapı Kredi Bankası |
Bu yayının başlıca amacı, Türk mimari eserlerinin karakteristiklerini geniş ölçüde tanıtmaktır. Bunun için her hangi bir didaktik usulden kaçınılarak, sadece tek tek izlenimler sıralanmakla yetinilmiştir. Başlıca ağırlık, sözden çok görüşe dayanan (vizüel) etkilerde aranmıştır.
Türk mimarisi, uzun süre mimari tarihinde bir üvey evlat muamelesi görmüştür. Kâh Acem, kâh Arap, kâh da Bizans etkileri ön planda tutulmuş; bu mimari kolunun dünya mimarisindeki önemine yer verilmemiştir. Bu ön düşüncenin neticesi olarak, 19. yüzyılın sonlarına kadar bu varlık üzerinde ilmi araştırma yapılmamıştır. İlk olarak, Türk mimarisini kendi başına ele alan ve hakkında büyük çapta eser yayınlayan İbrahim Edhem Paşadır. Bundan yüz sene kadar evvel bu eser, Osmanlı mimarisini düzenli rölelerle kendi başına bir varlık olarak tanıtmıştır. Fakat bu eser de, devrinin temayülüne uyarak, mimarinin kıymetini daha ziyade süslemelerde ve ince detaylarda aramıştır. Türk mimarisinin, şimdi bile henüz dünyaca gereği gibi bilinmeyen öz niteliklerini kübik ve kitlevi karakterini temel yapı düzenine ve kullanılışa ait meziyetlerini ve özellikle azami derecede sadeliğindeki asaletini ilk olarak C. Gurlit görmüştür. 20. yüzyıl başında yayınladığı İstanbul ve onu takip eden Edirne hakkındaki eserlerinde ortaya koyduğu rölöveler ilk defa çizgi ile bu mimarinin gerçek karakter ve benliğini yansıtabilmişlerdir. Bunu izleyerek A. Gabriel, Anadolu ı:ı:ıimarisi hakkındaki kitap serisinde, ilmi araştırmaları yanında yüksek kaliteli fotoğrafları ile Türk mimarisini tanıtmıştır. Bu iki eserin yanı sıra Türk yazarları kaliteleri gittikçe yük-selen çalışmalarıyla konu üzerine eğilmişlerdir. Bu alanda yapılan çalışmalar, önemli ve zengin konuyu tanıtmak bakımından ancak bir başlangıç sayılabilir.
Son senelerde sayıları gittikçe artan fotoğrafik eserler, Türk mimarisi