| Yazar | : | Hasan Basri Öngel |
| İsbn | : | 9751726077 |
| Yayın Tarihi | : | 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 478 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Kültür Bakanlığı |
Zaman, mekan ve insan evrenin değişmez üç temel etmeni olarak dün ve bugün hep varolmuş yarında hep var olacaktır. Bu üç temel etmenin ölçeğinde olayların değerlendirilmesi tarih bilimini doğururken, belirli bir topluma ait maddi ve manevi kurumlarda kültür kavramını ortaya çıkartmıştır. Kültür kurumu başlangıç halinde ilkel dinlerle aynı anlama gelmekte olup, ilkel toplumlarda din dışına taşabilme özelliğine sahip hiçbir değer ve kurum düşünülemez. Ritüeller tümüyle dinsel bir karakter taşıdığı gibi, aynı zamanda geçmişin kültürünün de bir parçasıydı. Bu nedenle ilkel toplumlarda her şey çok girift ve iç içe olduğu görülür. Elbette ki vücut kültürü faaliyetleri ve sportif oyunları da ait oldukları toplumun dinsel yapısının ve astrolojik tasavvurlara dayanan kültürünün bir parçası olduğu görülür. Tarihsel sürecin din ve kültür kavramını doğurmaya başladığı zaman diliminden başlamak üzere dönemler halinde evirilerek ve gelişerek günümüze kadar aktarılırken beden kültürü aktivitelerinin de bu kurumlara paralel olarak zamanı aşarak günümüze ulaştığı görülmektedir. Bu süreç aynı zamanda insanın ya da toplumun zaman ve mekan ölçeğinde serüveni ifade eden bir tarih bilimini gündeme getirir.
İnsanlığın günümüzden üç-dört milyon yıl öncesine uzanan tarihinin büyük bölümü zamanımıza o kadar az bir ipucu bırakmıştır ki, çoğunlukla bunlar ancak çok sınırlı bir "bilim eliti"nin merak ve ilgi konusu olmanın ötesine geçemediği görülür. Ama çoğu, kendilerini yaratan kültüre, toplumun yapısına, örgütlenişine ilişkin. çok az tanıklık edebilmektedir. Bu nedenle tarihçi, elindeki sınırlı sayıdaki dilsiz malzemeyi konuşturabilmek için geniş bir düş gücüne ihtiyaç duyar. Ancak tarihçi çoğunlukla bu düş gücünü kullanmaktan kaçınır. Bilgi birikimlerini ellerindeki malzemenin sınıflandırılmasıyla sınırlamayı, kültürün yaratıcısı toplumun yapısı, ilişkileri, örgütleniş tarzı üzerine karşılaştırmalı bilimsel kurgular üretmeyi tercih eder. Çünkü sonuçta buluntu, somut, elle tutulabilir, incelenebilir bir malzemedir; onu adlandırabilir, tarihlendirebilir, benzerleriyle karşılaştırabilir, yapıldığı alanları belirleyebilir.