| Yazar | : | Dr. Orhan Köprülü |
| Yayın Tarihi | : | 1974 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 320 |
| Ölçü | : | 14 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Dösar |
Tanınmış Türk sosyoloğu, yazar ve şair olan Ziya Gökalp bütün bu vasıflarının üstünde Türkçülük cereyanının da öncüsü olup, 23 Mart 1876'da Diyarbekir'de doğdu. Babası Mehmed Tevfik Efendi açık fikirli bir kimse idi. Ziya ilköğrenimini Diyarbekir'de Mercimek Örtmesi ilkokulunda yaptı. Daha sonra da Askeri Rüşdiye mektebi ile Mülki idadi mektebine (1891-1894) devam etti. Ziya Gökalp ayrıca amcası Hasib Efendi'den de Arapça, Farsça ve İslam felsefesi okudu. Daha küçük yaşlarında babasının da tesiriyle Namık Kemal'e hayran olan Ziya Gökalp'in ilk şiirlerinde ruhi buhranları açıkça görülür. Başına bir tabanca sıkarak intihara kalkışması da böyle bir buhranın neticesinde olmuştu.
Daha sonraları kardeşi ile İstanbul'a gelen Ziya Gökalp, yüksek tahsilini tamamlayabilmek için imtihanla Baytar mektebine girdi. Ancak II. Abdülhamid idaresine karşı kurulmuş olan gizli cemiyetlerle ilgisi tesbit edilince tevkif edilerek (1898) on ay Taşkışla'da üç ay da Zaptiye tevkifhanesinde tutuklu kaldı. Daha sonra Diyarbekir'e sürülen Ziya Gökalp orada iken evlendi ve Diyarbekir gazetesine yazılar yazdı. II. Meşrutiyet'in ilanı üzerine İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Diyarbekir şubesini kurdu. 1909'da bu cemiyeti Selanik kongresine katıldı. Ziya Gökalp'in Ömer Seyfeddin ile tanışması ve Genç Kalemler (1911)'deki şiir ve makalelerinde görülen Turancılık fikirleri bu devreye rastlar. 1912'de Ergani'den milletvekili seçilen Ziya Gökalp İttihad ve Terakki fırkasının da merkez azası oldu. 1913 yılında Darülfünun'da sosyoloji müderrisliğine de getirilen Ziya Gökalp, 1919'da İstanbul' un işgali üzerine İngilizler tarafından Malta adasına sürülerek iki yıl kadar sürgünde kalmıştı. 1921'de serbest bırakılan Gökalp 1923'de Diyarbekir milletvekili seçilmişti. Taşıdığı fikirleri Mustafa Kemal Paşa üzerinde de büyük ölçüde tesirli olan Ziya Gökalp henüz genç denilebilecek bir yaşta 25 Ekim 1924'de İstanbul'da ölerek, Divanyolu'ndaki Sultan Mahmud türbesinin bahçesine gömüldü.