Türk İstiklâl Harbi Batı Cephesi (4 Eylül 1919 - 9 Kqsım 1920)
| Yayın Tarihi | : | 1991 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 527 |
| Ölçü | : | 17 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Genelkurmay Başkanlığı |
Haysiyet ve bağımsızlığına vurulan darbeyi hoş görmeyen Türk milleti, bu barbarca davranış karşısında varlığını korumak için silâha sarılmak zorunda kalmıştı. Yunan ordusunun İzmir'e çıkarılmasından (15 Mayıs 1919) itibaren bütün yurt sever Türk mücahitleri, vatanın bütünlüğünü ve milletin egemenliğini korumak yolunda "Herşey vatan için..." parolasıyla kendiliklerinden yurt savunmasına atılmışlardı.
İtilâf Devletleri'nin ve Yunanlıların memleketi paylaşmak istemeleri, yerli Rum ve Ermenilerin insanlık dışı davranışları karşısında Türk milleti silâhlı karşı koyma hareketine paralel olarak, birtakım cemiyetler kurmak suretiyle siyasî mücadeleye de girişmişti. Bir yandan "Redd-i İlhak", "Müdafaa-i Hukuk", "Muhafaza-i Hukuk" ve İstihlâs-ı Vatan" gibi adlar altında millî cemiyetler kurulur, özel kongre ve büyük mitingler tertip edilirken; bir taraftan da silâh, cephane, para ve gönüllü toplamak suretiyle millî kuvvetlerin artırılmasına çalışılmaktaydı.
İtilâf Devletleri'nin baskısıyla padişah ve onun hükümeti tarafından uygulanan Mondros Mütarekesi sonunda, elinden silâhları alınmış, kadro haline getirilerek savaş kudreti yitirilmiş Türk ordusuyla, düşmanların işgal ve istilâ hareketlerine karşı durulamazdı. Her çareye başvurularak ordu, bu ağır durumdan kurtarılmalı güvenilir bir kudret haline getirilmeli ve milletle ordu ele vererek millî davanın gerçekleştirilmesine çalışılmalıydı. Bunun için de, yapıcı ve yönetici bir öndere ve onun direktiflerine göre faaliyette bulunacak bir idare mekanizmasına şiddetle ihtiyaç vardı. İşte Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) bu çok karışık, zor ve çözümlenmesi imkânsız gibi görünen durumda Samsun'a ayak basmış, (19 Mayıs 1919) ve bir lider olarak kısa zamanda olaylara el koymuştu...