| Yazar | : | Sadi Yaver Ataman |
| İsbn | : | 975758083x |
| Yayın Tarihi | : | 1997 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 512 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İst. Büyükşehir Bel. Kültür İşleri |
Genel olarak İstanbul halk yaşantısının çeşitli yönlerini ve folklorunu ele alan "Türk İstanbul", Sadi Yaver Ataman'ın deyimiyle, kültür hayatımızın hizmet erleri olan Evliya Çelebi, Ignacz Kunoş, Ahmet Vefik Paşa, Şinasi, Ebüzziya Tevfik, Tekezade Sait, Çaylak Tevfik, Çelebizade Abdülhalim, Ahmet Rasim, Musahipzade Celal, Rauf Yekta, M. Fuat Köprülü, Rıza Tevfik [Bölükbaşı], Selim Sırrı [Tarcan], Osman Cemal Kaygılı, Mehmet Halit Bayrı ve Reşat Ekrem Koçu gibi ilk anda akla gelen folklor babalarının miras bıraktıkları eserlerin bir çeşit devamı gibidir.
Daktilo ile dosya kâğıtlarına yazılmış olan bu kitap, 331 sayfadan meydana geliyor. Ancak, aralara serpiştirildiği halde numaralandırmaya dahil edilmeyen fotoğraf, gravür ve türkü/kanto notalarıyla birlikte, yaklaşık 450 sayfayı buluyor.
Kitap üzerinde, ne zaman yazıldığını gösteren bir tarih yer almıyor. Bununla birlikte, 1970'li yılların sonuna doğru tamamlandığı, ancak; yapılan ilavelerle, 1980'li yılların başında son şeklini aldığı tahmin edilebiliyor. Nitekim sonradan yararlanıldığı anlaşılan bazı matbu eserlerin 1980'li tarihleri taşıması, çeşitli konular için çoğunlukla el yazısı ile boşluklara notlar düşülmüş olması ve sayfaların bir kaç kez numaralandırılması, bu tahminimizi güçlendiriyor.
Sadi Yaver Ataman, folklar değerlerinin toplum hayatı için taşıdığı önemi her fırsatta vurgulayan; bu değerlerin taşıdığı mesajları iyi algılamak ve bunun için de halkı tanıyıp, anlamaya çalışmak gerektiğini savunan bir bilim adamıdır. O, çoğu zaman yazıya geçirilmemiş, gelenek yoluyla ve sözlü olarak kuşaktan kuşağa taşınan folklor değerlerinin özünde, tarihin derinliklerine inen halk duygu ve düşüncelerinin yattığını ve bu duygu ve düşüncelerin, tarih kitaplarında bulunamayacağını ısrarla dile getirir. O'na göre tarih ve folklor; her yönüyle hatıraları tazeleyen ve yaşatan kaynaklardır. Tarih ve folklor analarının-babalarının görevi ise, bu kaynakları bulandırmadan nesillere aktarmaktır. "Türk İstanbul", şüphesiz, O'nun bu fikirlerine ne denli bağlı olduğunu gösteren değerli bir eserdir...