| Yazar | : | Doğan Kuban |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 279 |
| Ölçü | : | 23,5 x 33 cm |
| Yayınevi | : | T.C. Ziraat Bankası |
Türk evi tarihsel bir gerçek olduğu kadar pitoresk bir imgedir. On altıncı yüzyıldan beri gezginlerin gözlemleri, Osmanlı ülkesini betimleyen Batılı ressamların gravür ve resimleri, bütün dünyaya farklı bir kentsel geleneğin ve konut kavramının görüntülerini tanıtmıştır. Avrupalılar Osmanlı başkenti İstanbul, imparatorluğun diğer büyük merkezleri Edirne, Bursa, İzmir, Konya ve Amasya'ya, Balkanlardan İran ve Mezapotamya'ya kadar daha küçük kentlere, mimari tasarım olarak yabancı bulsalar bile, bazan hayranlıkla bakmışlardır. Türk kent manzaraları, hanlar, kervansaraylar, kapalı çarşılar, Türk hamamları, dar sokaklara sıralanmış, birbirlerine doğru eğilmiş pencereleri kafesli ahşap evler, muhteşem giysili vakur erkeklerin alçak sedirlerinde bağdaş kurduğu aydınlık ve süslü odalar, ahşap kafesler ardından sokağı seyreden harem kadınları, bütün bu sanayi-öncesi toplumuna ilişkin, gezginler ve sanatçılarca idealize edilen özgün imgeler, Batılılar için Türk'ün kaygısız yaşamını ve Doğu olarak bilinen ülkelerin gizemli atmosferini yansıtıyordu.
Yabancı gezginler Osmanlı kent görüntüsünün farklılığını hemen görmüşler ve bize Türk konut mimarisi ile ilgili değerli bilgiler bırakmışlardır. Ancak bu konuda akademik çalışma pek azdır. Buna karşın özellikle 1940'ların sonundan itibaren Türkiye'de çeşitli yörelerin gelenekleri ile ilgili yayınlar çıkmaya başlamıştır.
Türk Evi kavramı Türk mimar ve mimarlık tarihçilerinin sevdikleri bir konu olmuş ve tarihi konusunda çeşitli kuramlar geliştirilmiştir. Yine de bir tümel tarihi ve kuramsal içerikli değerlendirme eksikliği duyulmaktaydı. Bütün çalışmalar ve tartışmalara karşın burada Hayatlı Ev olarak adlandırılan ana gelenek ile ilgili bir çalışmaya gereksinim vardı. Bu kitapta ana geleneğin gelişimi, tarihi, morfolojisi ve toplumun evin kullanımına ilişkin davranışları ve estetik eğilimleri ele alınmış ve tartışılmıştır.