| Yazar | : | Cengiz Bektaş |
| İsbn | : | 9756410795 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 187 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Bileşim Yayınevi |
İçinde doğup büyüdüğüm, elbette yalnızca fiziksel olmayan coğrafyanın yarattığı "ev" kültürünü tanıyabilmek için Balkanlarda, Adalarda, tüm Anadolu'da sayısız araştırma-inceleme gezisi yaptım. Mimar olduğum yıllardan bu yana, her olanağı değerlendirerek bu tanıma çabasını sürdürdüm... Bu kültürün yarattığı evlerin kimilerini yalnızca fotoğraflayıp, yazıp-çizerek, çoğunu ölçüp-biçerek, ayrıntılarıyla saptadım... Yaptıranlarından, yapanlarından bulabildiklerimle konuştum... Çok şey öğrendim onlardan. Bu gün de sürdürüyorum bu çabalarımı...
Böyle bir çalışma için Antalya'daydım. Sevgiyle, içtenlikle, doğallıkla gerçekleştirildikleri en küçük ayrıntılarından besbelli olan Antalya evlerinden birinin 80'lik ustasıyla konuşuyordum... Sordum:
"İş size nasıl gelirdi? Yapılacak işi nasıl tasarlardınız?"
Anlattı...
Bir kişi ev yaptırmaya karar verdi mi, sora araya bulduğu ustanın evine bir çuval buğday yollarmış. Usta böylece o kişinin kendisine bir ev yaptırmak istediğini anlarmış. İşi yapmaya gönlü varsa, yapabilecek durumdaysa, alıkoyarmış buğday çuvalını... Böylece, yaptıracak olanla yapacak olanın aileleri arasında gidip gelmeler başlarmış.
Usta iyiden iyiye tanırmış işvereni...
Hali vakti yerinde mi, kaç çocuğu var, başka olacak mı? İşveren de ustaya, kendi eviyle ilgili düşündüklerini aktarırmış... Kimi isteklerini de, daha önceden bildiği bir örneğin yanına götürüp göstererek aktarırmış:
"Bak şöyle bir şey istiyorum!" ya da, "Şuna benzesin ama şurası da şöyle olsun!"
"Ya kötü bir şey gösterirse?" dediğimde aldığım karşılık da ilginçti:
"Göstereceği kötü bir şey yoktu ki... "