| Yazar | : | İ. N. Dilmen |
| Yayın Tarihi | : | 1936 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 168 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Tarih, Dil, Coğrafya Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | İbrahim Necmi Dilmen |
Fizik bakımından ses, havanın bir ihtizazıdır. Tabiatta bu ihtizazdan ibaret olan hadise, kulak vasıtasıyla idrak edilince biz buna "ses" deriz. Hatta fizikçiler insan kulağının idrak edebildiği ihtizaz derecelerini de tayin etmişlerdir. Bu derecelerin asgarisinden daha dun ihtizazlar da vardır; bir karıncanın ayağının yürürken yaptığı ihtizazlar gibi. Fakat bunları bizim kulağımız idrak etmez. Meğerki birtakım aletler vasıtasıyla o ihtizaz büyültülerek kulağımızın işitebileceği dereceye getirilsin. Kezalik bu derecelerin azamisinden daha fazla olan ihtizazları da kulak duyamaz.
Kulağa ses şeklinde inikâs eden aynı ihtizazlar, derece ve sürat farkıyla, göze de ziya şeklinde inikâs eder. Nasıl ki şimşek gözümüze ziya aksettirirken, kulağımıza da gök gürültüsünü duyurur.
Tabiatta bir ihtizazdan ibaret olan sesin bir manaya delaleti yoktur. Sese bir mana izafe eden de gene insandır. Tabiatın seslerine, mesela gök gürültüsüne, rüzgârın sesine, suyun akışına biz mana veriyoruz. Verdiğimiz manaya göre o seslere benzer seslerle o manaları ifadeye çalıştığımız da oluyor. Hatta buna dayanarak dillerin tabii seslerin taklidinden doğduğu yolunda da bir teori ileriye sürülmüştür. Bu teoriyi ileride ayrıca münakaşa edeceğiz.
Hayvandan başka olan mahlûklarda hususi bir ses çıkarma cihazı yoktur. Tabiatın sesleri bir cihaz vasıtasıyla değil, hareketlerin havaya verdiği ihtizazlar şeklinde kulağımıza gelmektedir. Hatta hayvanların iptidai cinslerinde de ses cihazı ya hiç yoktur yahut pek eksiktir. Yüksek hayvan cinslerinde gittikçe tekâmül eden ve ses çıkarmaya yarayan bir cihaz vardır. Zahifelerin ıslık gibi ses çıkarmaları bir ses cihazıyla olduğu gibi, kuşlarda türlü türlü nağmeleri çıkarmağa yarayan oldukça kuvvetli ve zengin bir ses cihazı olduğu da görülüyor.