| Yazar | : | Y. Çark |
| Yayın Tarihi | : | 1953 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 303 |
| Ölçü | : | 14 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Yeni Matbaa |
Bu kitabı hazırlarken, onun neşrini İstanbul'un 500. yıldönümüne tesadüf ettirmek niyetimizde yoktu. Fakat dostlarımızın mütemadi teşvik ve tavsiyeleri, daha fazla çalışmaya sevkedici ısrarları kitabımızın neşrinde bilhassa amil olmuştur.
Temas edeceğimiz mevzuun güçlüklerle sarılı ve bahusus çok nazik bir mesele olduğunu idrak etmiyor değiliz; bugüne kadar bu mevzu hakkında bir arada ve Türkçe olarak bir çalışmaya rastgelemedik. Birçok tarihçiler, Türk Devleti hizmetinde bulunan şu veya bu Ermeni vatandaşından gazete, mecmua veyahut radyolarda konuşmalarda bulunmuş olabilirler. Sözü geçen Ermeni memurlarının mesai arkadaşları tarafından yazılmış olan hatıralarının enteresan tarafları gayet mühimdir. Bunlar bir araya gelmedikçe, bir kıymet ifade edemeyeceği aşikârdı. Bu bakımdan gerek Ermenice, gerekse Türkçe yazılmış olan bu mevzu etrafındaki yazıların hülasalarını ihtiva ederek tarafımızdan da yenilerin yeni dokümanlarla ilavesiyle bu küçük kitabı meydana getirmeğe karar verdik.
Yukarıda zikredilen güçlüklerden biri de mevzuun gayet geniş olmasıdır. Bunun için kısaca bahsetmeği tercih ettik. Bu itibarla Devlet memurlarından en ileri gelenleri, tanınmış simaları, uzun seneler memuriyette bulunan kimseleri ön plana aldık. Arada, eğer unutulmuş kimseler varsa, özür dileriz ve ikinci baskıda bunların da konulacağına şimdiden söz veririz.
Bu kitapta hususi surette Türk gençliğine hitabettiğinıizi de ayrıca bildiririz; ümidi istikbalimiz ve yurdun hakiki sahipleri bilatefrik Türk Gençleridir. Merhum Büyük Atamız bu vatanı onlara emanet etmiştir. Binaenaleyh, Türk Gençliği, eğer hakikaten bu vatanı istikbalde de fazilet ve kemalin zirvelerine ulaştırmak istiyorsa, bir çatı, bir bayrak, bir Türk şerefiyle ve namusuyla çalışarak, bu mukaddes memleket acılarını da müsavi surette tatmış, kalkınması ve hürriyete kavuşması için müştereken uğraşmış, bu bakımdan hakikaten "Türk Meşhurları" sırasına girmeye layık bulunan Devlet hizmetinde hayatlarını çürüten binlerce Ermeni öz kardeşlerini bilmeğe ve bellemeğe, dolayısıyla onların sadakat, sebat, azim ve çelik iradeli bir Türk'e yakışır meziyetlerini benimsemeğe mecbur olduğunu söylemeği zait görüyorum...