Türk - Arap İlişkileri Tarihi
| Yazar | : | |
| İsbn | : | 9786054534982 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2017 |
| Sayfa Sayısı | : | 390 |
| Ölçü | : | 16,5 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Tarihçi Kitabevi |
| Bahsi Geçen | : | Orhan Koloğlu |
Tarih bilimi açısından bir hususa da özellikle dikkati çekmek istiyoruz.
Arap ve Türk isimleri, konuştukları dile bağlı olarak tarihin en eski çağlarında bulunsa bile, bu iki toplumun ilişkilerinin İslam dininin dünyaya yayılması sürecinde başlaması sebebiyle, aralarında çok sık kullanıldığını söylemek mümkün değildir. Evrensel Müslüman kimliğinin sayısız cemaati tek bir yapıda birleştirdiği yapıda artık Arap da yoktu Türk de. Bu konuda Arap tarihçi Albert Hourani’nin değerlendirmesini aktarıyoruz:
“Araplar, Türklerle aynı akideyi paylaştıkları için kendilerini devlet içinde yabancı bir unsur olarak görmüyorlardı; onlar da diğer unsurlar gibi Arap olmaktan çok, Osmanlı idiler. “Arap” kelimesinin bilinen manası ile Osmanlı devleti ile ilgili klasik kaynaklarda geçmeyişi, bunu teyit eden hususlardan biridir. Bu en azından on dokuzuncu asrın ilk yarısına kadar böyledir. Dolayısıyla ortada “Arap Meselesi” diye isimlendirebileceğimiz bir husus yoktur. Arap sözcüğü, o zamanlar Arap yarımadasında, Irak’ta ya da Şam bölgesinde çölde yaşayan konar-göçer kimseler hakkında kullanılırdı.”