| Yazar | : | Doç. Dr. İzzettin Doğan |
| Yayın Tarihi | : | 1979 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 233 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi |
Türk Anayasa düzeninin Avrupa Topluluklarının Hukuk düzeniyle bütünleşmesi konusunu 1970'lerde Doçentlik tezinin konusu olarak seçerken, Türkiye AET ülkeleriyle çok önemli bir antlaşma akdetmişim: Katma Protokol. 1963'de imzalanan ve Lozan Antlaşması kadar önemli olan Ankara Antlaşmasının uygulama biçimini göstermesi gereken 1969 Katma Protokolü aslında Ankara Antlaşmasının çizdiği çerçeveyi çok aşmış yeni hukuki kavramlar ve Türkiye için yükümlülükler getirmişti. O kadar ki bu antlaşma ile Türk Hukuk hayatı ikinci bir devrime tanık olmaktaydı. Türkiye bundan böyle yalnız Türk Hukuk düzenine değil Türkiye - AET Antlaşmalarından doğan hukuk düzenine de tabi olacak ve bu sonuncusu Türk vatandaşının günlük yaşantısının bir parçasını teşkil edecekti. Ancak Türk vatandaşının, normal olarak yabancısı bulunduğu bu son hukuk düzeni nasıl bir düzendi? Mevcut Anayasa düzenimiz karşısındaki durumu neydi? Nasıl bütünleşeceklerdi? Yoksa iki hukuk düzeni birbirinden tamamen bağımsız, hatta kopuk düzenler miydi? İşte tez konusu olarak bu sorulara yanıt bulmak ve Türk hukuk hayatına bu bakımdan bir açıklık getirerek çok ufak da olsa bir katkıda bulunmak istiyorduk. Gerçi zaman zaman özellikle bugünlerde Türkiye'nin AET ile ilişkilerinde bir takım ciddi bunalımların doğduğu hatta bu ilişkilerin "dondurulmak" istendiğine tanık olmaktayız. Ancak Türkiye'de iki büyük siyasi partinin AET ile hukuki bütünleşmeye karşı olmadıkları sadece bütünleşme "biçim" ve "sürecinde" farklı düşündükleri göz önüne alınacak olursa; er ya da geç işlediğimiz konunun Türkiye'nin uzun yıllar gündeminde kalacağını ve tartışmaları hiç olmazsa bir başlangıç teşkil edebileceğini zannediyoruz.
Tez, sayın Prof. Mahmut Bezik, Prof. Dr. Edip F. Çelik, Prof. Dr. Seha L. Meray, Prof. Dr. Ömer İ. Akipek, Prof. Dr. Mehmet Gönlübol'dan meydana gelen değerli hocalar önünde 1976' da savunulmuştu.