| Yazar | : | Prof. Dr. Ahmed Akgündüz |
| İsbn | : | 9789752636828 |
| Yayın Tarihi | : | 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 233 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Timaş Yayınları |
Osmanlı'da Harem konusunun, bilen bilmeyen herkes ta-rafından çeşitli mahfillerde dile getirildiğini ve kasıtlı olarak İslamiyet ve Osmanlı Devleti aleyhinde bir iftira kampanyası şeklinde kullanıldığını esefle müşahede ediyoruz. Özellikle Cumhuriyet kurulduktan sonra kaleme alınan eserlerin çoğunda, tamamen Osmanlı Devleti'ni kötülemeye yönelik kullanılan malzemelerin arasında harem ve cariyelik konusu başı çekmiştir
Haremde de on sene muallimelik (öğretmenlik) yapmış olan kültürlü bir hanımefendinin 1950 öncesinin değil ve hatta 1960 öncesinin de değil, 1964 yılında Osmanlı haremi ile ilgili yazılıp çizilenleri gördükçe nasıl bu yalanlardan dolayı kıvrandığını, Osmanlı ve İslamiyet lehine konuşmanın bir nevi yasak olduğu dönemlerde kaleme aldığı şu satırlar çok güzel tasvir etmektedir:
"Osmanlı sultanlarının hâkim olduğu zamanlara ait pek çok neşriyat yapıldı. Hepsini dikkat ve alaka ile okudum. Diyebilirim ki, bunların çoğu, hele son devirlere ait olanları uzaktan tutulmuş objektifin titrek, bulanık akislerinden ibaret kalmıştır. Bir kısmı da hayal mahsulü olan romantik maceraları ihtiva eder. Yazarların geniş, karihalarına ve hayallerine olan hürmetim dolayısıyla hiçbirini tekzip cüretinde bulunmak niyetiyle değil; sadece bizzat bu hayatın içinde yaşamış olmanın verdiği salahiyet ve şahıslarını yakinen tanımaktan gelen bilgi ile olayları daha ziyade hakikate uygun olarak kaydetmek arzusu ile bu hatırata başvurdum. Ve bunda küçük, fakat canlı noktaları ele alarak vücuda getirdiğim çizgileri ve kroki halindeki portrelerin devrinin ihtişamına yakışacak şekilde yaldızlı çerçevelerine yerleştirmeye çalıştım…