Tüberküloz Bakteriyolojisi
Türkiye'nin en büyük Sanatoryumu ve Göğüs hastalıkları hastanesinde 1952 yılından bu yana fasılasız laboratuvar şefi olarak Tüberküloz savaşı içinde bulundum. Bu arada sürekli iç ve dış temaslarım oldu. Daha doğrusu bu alanda özveri ile çalışanların arasında idim.
Maalesef ayrı özelliği olan TÜBERKÜLOZ BAKTERİOLOJİSİ için Unat'ınki hariç Abdülkadir Yücel arkadaşımızın yayınlanmamış kitabının dışında başvurulacak neşriyat dergilerde, bildirilerde, kongre tutanaklarında dağınık olarak kalmıştır.
Bu nedenle Tüberküloz bakteriolojisi alanındaki bilgi birikimlerimi bir el kitabında toplamak ve bu boşluğu doldurmak benim için görev oldu. Gayem laboratuvarda ve klinikte çalışanların başvurabileceği, gerekli bilgi ve yöntemleri kapsayan, bizde ve Uluslararası Tüberküloz savaş programlarında uygulanan geçerli, aktüalitelerini kaybetmemiş bilgileri aktarmaktır. Ayrıca yıllardan beri içinde bulunduğum ve izlediğim memleketimizdeki çalışma ve uygulamalara büyük yer verilmiştir. 1950'lilerde Türkiye çapında başlatılan verem mücadelesinde, Sağlık Bakanlığı -Üniversite- gönüllü kuruluşlar ve BCG kampanyasının etkin çalışmaları ile olumlu sonuçlar alındı. Fakat bu yeterli olmadı. Hedef, Akkaynak Hoca'nın belirttiği gibi gelişmekte olan memleketler arasında olan yurdumuzda, mücadelenin bilinçli, eğitimli, kesintisiz uygulanmasıdır. Yangın daha sönmemiştir. Bunu zaman zaman unuttuğumuz görülmektedir.
Bu satırları yazarken vakitsiz ölümlerine hüzün duyduğum, Öncel, Gürsel, Onur, Tekeş, gönülleri bizimle olan Tezok, Fıratlı ile buluşup, saatlerce daha iyi için uğraşı verdiğimiz günleri hatırlarım.
Son yıllarda bizde ihmale uğrayan fakat bütün dünyada yeni buluşlarla genişleyen MİKOBAKTERİOLOJİ, bu alanda çalışacak genç arkadaşların katkısıyla Tüberkülozun tanı ve tedavisinin takibinde vazgeçilmez bir unsur olmakta devam edeceğine inanmaktayım.
Maalesef ayrı özelliği olan TÜBERKÜLOZ BAKTERİOLOJİSİ için Unat'ınki hariç Abdülkadir Yücel arkadaşımızın yayınlanmamış kitabının dışında başvurulacak neşriyat dergilerde, bildirilerde, kongre tutanaklarında dağınık olarak kalmıştır.
Bu nedenle Tüberküloz bakteriolojisi alanındaki bilgi birikimlerimi bir el kitabında toplamak ve bu boşluğu doldurmak benim için görev oldu. Gayem laboratuvarda ve klinikte çalışanların başvurabileceği, gerekli bilgi ve yöntemleri kapsayan, bizde ve Uluslararası Tüberküloz savaş programlarında uygulanan geçerli, aktüalitelerini kaybetmemiş bilgileri aktarmaktır. Ayrıca yıllardan beri içinde bulunduğum ve izlediğim memleketimizdeki çalışma ve uygulamalara büyük yer verilmiştir. 1950'lilerde Türkiye çapında başlatılan verem mücadelesinde, Sağlık Bakanlığı -Üniversite- gönüllü kuruluşlar ve BCG kampanyasının etkin çalışmaları ile olumlu sonuçlar alındı. Fakat bu yeterli olmadı. Hedef, Akkaynak Hoca'nın belirttiği gibi gelişmekte olan memleketler arasında olan yurdumuzda, mücadelenin bilinçli, eğitimli, kesintisiz uygulanmasıdır. Yangın daha sönmemiştir. Bunu zaman zaman unuttuğumuz görülmektedir.
Bu satırları yazarken vakitsiz ölümlerine hüzün duyduğum, Öncel, Gürsel, Onur, Tekeş, gönülleri bizimle olan Tezok, Fıratlı ile buluşup, saatlerce daha iyi için uğraşı verdiğimiz günleri hatırlarım.
Son yıllarda bizde ihmale uğrayan fakat bütün dünyada yeni buluşlarla genişleyen MİKOBAKTERİOLOJİ, bu alanda çalışacak genç arkadaşların katkısıyla Tüberkülozun tanı ve tedavisinin takibinde vazgeçilmez bir unsur olmakta devam edeceğine inanmaktayım.