| Yazar | : | Ahmet Şimşirgil |
| İsbn | : | 975-6300-12-4 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 252 |
| Ölçü | : | 23 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Tarih Düşünce Kitapları |
Osmanlı padişahlarına dört asra yakın hizmet veren Topkapı Sarayı, Marmara ve Boğaziçi'ni aynı anda görebilen ve eskiden şehrin son derece müstesna ve her türlü tabiat güzelliğine sahip bir alanı seçilmiştir. Burası, bir kısım yazarların ifadeleriyle, dünyanın en güzel, en latif ve gönül alıcı yeridir.
Yaklaşık yedi yüz bin metrekarelik bir alana yayılan sarayda ilk yapılaşma Fatih devrinde başladı ve sonra gelen her padişahın ilave ettirdiği fevkalade güzel yapılarla muazzam bir saray manzumesi oluştu.
Topkapı Sarayı uzaktan seyredildiğinde; eski devir ve günümüz saray modellerinden ziyade, sanki bir mektep ve medreseyi canlandırmaktadır. Gerçekten de bu fonksiyonları dolayısıyla emsallerinden, özellikle ayrılacak, geçmişte ve gelecekte ikinci bir numunesi görülmeyecektir. Topkapı Sarayı Bab-ı Hümayun, Babüsselam ve Babüssaade denilen üç ana kapı ile dört avlu, harem ve hasbahçelerden meydana geliyor. Etrafı, sur-ı sultani denilen bin dört yüz metre uzunluğunda yüksek bir duvar ile çevrilmiştir. Burası adeta saray değil, müstakil bir dünyadır.
Bab-ı Hümayun'dan Babüsselam'a kadar uzanan dış avlu, her türlü faaliyetin merkezidir.
Şikâyeti olanların ve adalet aramaya gelenlerin müracaatlarını sunacakları Deavi Kasrı buradaydı. Hastahanesi, fodla fırınlan, sarnıç ve su kuyuları, sim sakalar, hasırcılar, odun ambarı ocakları ve darphanesi ile bu avlu, hummalı bir faaliyetin ve renkli bir hayatın merkezi konumundaydı.
İkinci Avlu'da yer alan Divanhane (Kubbealtı), önemi dolayısıyla meydana da adını vermiştir. Dört yüz yıl dünya siyasetine buradan yön verilmiştir. Devletlerin, hükümdarların akıbeti burada kararlaştırılmış, savaş ve barış kararları burada alınmış, üç kıtaya yayılan imparatorluğun idaresi buradan görülmüştür