| Yazar | : | Ord. Prof. Şükrü Baban |
| Yayın Tarihi | : | 1941 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 280 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24,5 cm |
| Yayınevi | : | Arkadaş Matbaası |
| Bahsi Geçen | : | H. Şükrü Baban |
İnsanlar, ihtiyaçları olan bütün eşyayı toptan istihsal etmeyerek, bir kısmının istihsalinde ihtisas kazanmanın faydalarını gördükleri vakit "tabii ekonomi" yerini yavaş yavaş "nakit ekonomi"sine terk etmeğe başlar ve herkes ihtisası dahilindeki istihsalatını satarak karşılığında alacağı para ile istihlak etmek istediği eşyayı satın almak kaygısına düşer. Esasen biliyoruz ki her müteşebbis, tabiat unsuru, emek ye sermayeyi harekete getirerek ve bunları karıştırarak bir takım servetler veya hizmetler istihsal eder ki; bu istihsalatta amacı bu elde ettiği servet ve hizmetleri, para mukabilinde, başkalarına vermektir. Bir halde ki her müteşebbis istihsaline çalıştığı servet ve hizmetler için sarfeylediği iptidai maddeler ve müstahsil hizmetler ve bedellerinden terekküp eden maliyet fiyatından daha yüksek miktar isteyerek ve böylece çaresiz kar temin etmek peşinde koşacaktır. Bu hal müteşebbisin en bariz vasfıdır.
Teşebbüsün mahiyetinin değişmesiyle bu esaslı noktada değişiklik olmaz. Mesela, halka buğday, kömür, kumaş, makine gibi servetler satmak isteyen bir müteşebbis yahut şimendifer veya uçakla bir yerden bir yere eşya veya insan götürmek gibi bir hizmet arzeden bir kumpanya, alıcı ve satıcıları yekdiğeriyle karşılaştırmak suretiyle işleri kolaylaştırarak bir hizmet arzeden komisyoncu, arayanlara sermaye ve para tedarik eden bir banka, patronlara işçi tedarik eden bir müstahdemin idarehanesi daima aynı müşterek vasfı haizdirler. Yani bir takım servet veya hizmetler istihsal eder ve bunları piyasaya arzederler ki bunların heyeti umumiyesi esasen karı istihdaf eden ve binaenaleyh ticari olan bir takım muamelelerdir…