| Yazar | : | Gülçin Tunalı Koç |
| İsbn | : | 9789755018324 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 71 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Erdem Yayınları |
Yazdıklarımı okuduğuna göre ümit var sende.
B.O.Ç.E gibi değilsin desene! Şaşırma hiç. Bu benim önceki adım. Tabii ki gerçek değil. Sonradan bana takılan bir ad bu. Şimdi söyleyince nasıl da komik geliyor. Birkaç ay öncesine kadar bana B.O.Ç.E dendiği için çok gururlanıyordum oysa... Neyse, asıl adım Eren. Sondaki E yani. B.O.Ç'un ne olduğunu tahmin etmek zor değil aslında. Meraklandırmayayım seni söyleyeyim. B.O.Ç bilgisayar oyunu çocuğu demek. Eh, anlamışsındır hemen neden bana böyle dendiğini. Sen de çok seviyorsun bilgisayarda oyun oynamayı değil mi? Benim kadar olamaz ama. İnanmıyor musun?
Hadi canım! Senin rekorun ne kadar olabilir ki? Bir pazar günü sabah dokuzdan akşam dokuza kadar ağzıma bir lokma yemek koymadan, hiçbir şey içmeden tam on iki saat internetteki oyun sitelerinde gezindiğimi söylesem? Ha ha! Demiştim sana! Evde kimse yok muydu? Yoklardı evet. Annemle babam dedemlere gitmişlerdi. Ben gitmek istemedim "Bilgisayar yok, hiçbir şey yok." dedim. Halbuki bilseydim dedemlerin orada ne ilginç maceraların içine dalacağımı... Ne diyordum? İşte o gün ablamın da evde olmayışını fırsat bilip kendimi oyunlara vermiştim. Ablam minyatür sanatçısı. Pek kırılgan, pek çıtı pıtı. Bilgisayardan pek anladığı falan yok! Bir açmasını bilir bir kapatmasını. Büyüyecekmişim de onun desenlerini bilgisayara aktaracakmışım. Bazen sergilere katılıyor ablam, bazen de başka sanatçılarla buluşmak için şehir dışına çıkıyor. O gün de günü birlik İznik'e gitmişti. Aslında bilgisayarın başına oturmadan önce ben de tahmin etmiyordum o kadar çok kalacağımı…