| Yazar | : | Mes'ud Cemil |
| İsbn | : | 9757663980 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 255 |
| Ölçü | : | 16,5 x 21,5 cm |
| Yayınevi | : | Kubbealtı Neşriyatı |
Bin dokuz yüz iki yılı Kasım ayının ikinci haftası... Vaktinden erken gelen İstanbul kışı ağaçları, sokakları, damları, pencereleri bembeyaz etmiş... Cağaloğlu'ndan Nuruosmaniye Camii'ne doğru giden Şerefefendi sokağındaki ahşap evlerden birisinde, henüz geçen sene yuva kurmuş olan Tamburi Cemil Bey'le (1871-1916) Şerife Saide Hanım'ın (1880-1930) bir oğulları işte o günlerde doğdu, günümüzden tam yüz yıl önce... Mes'ud Ekrem ismi verilen bu çocuk, ancak babasınınkiyle ölçülebilecek bir musiki kabiliyeti taşıyarak gelişti. Doğduktan 45 yıl sonra da Tamburi Cemil'in Hayatı ismiyle, Türk musikisinin bu insanüstü varlığını tanıtan kitabını yazdı. Edebi kıymetiyle muhtevası yarışan ve çoktandır mevcudu kalmayan bu kitabı, Mes'ud Cemil Bey'in yüzüncü doğum yıldönümü münasebetiyle Türk okuyucusuna yeniden kazandırmanın keyfini taşıyoruz. Kültür ve san'at kavramlarında aşırı ibtizale uğrayan ülkemizde, eğer bu kitap yeterli ilgiyi bulursa, Mes'ud Bey'in sair makalelerini ve bilinmeyen mektuplarını da 2003'deki kırkıncı ölüm yıldönümünde, onun latif Türkçesinin zevkine varanlar için neşretmek arzusundayız.
Musikiden -kadim bir dinleyici olmak dışında- behresi bulunmayan birinin bu kitabı yeniden neşre kalkışması okuyucuyu şaşırtmamalı: Eğer Mes'ud Bey'le teşerrüf etmeseydim, Türkçemize sözle ve yazıyla derin vukufuna hayran olmasaydım böyle bir cürette bulunmazdım. Kendisiyle -ömrünün son yılında- Cemil Bey kadar oğluna da bağlılık duyan Niyazi Sayın'ın vasıtasıyla tanıştım; sevgisinin ışığıyla, sayılı da olsa sohbetlerinde ve sofrasında bulundum. Onun, Türkçenin de ötesinde "İstanbulca" tekellüm ve telaffuzunu -ince nükteleriyle- yakından dinlemenin hazzını yaşadım; neşeli demlerinin yanı sıra, zaman zaman hassasiyetinin göz pınarlarında nasıl billurlaşıp yanaklarından yuvarlandığını da müşahede ettim.
Çok sürmedi geçdi tarab ü şevkı Cemil'in
mısraını, o hazın bestenigâr şarkıya Ahmed Rasim Bey'in (1867-1932) yazdığı güftenin ilhamıyla, ben de müteessirane okumak mecburiyetinde kaldım... Uğur Derman