| Yazar | : | Hoca Sadeddin Efendi |
| Yayın Tarihi | : | 1974 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 383 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı |
Hoca Sadeddin Efendi'nin, XVI. yüzyıl Türk kültürünün erişilmesi güç, bu doruğunun, en tanınmış ve en değerli eserinin yani, Tacü't·Tevarih'in yeniden ve bugünkü dilimizle sunuluşunda tek emel, bu güçlü eseri, yeni kuşakların zevkle okuyacakları bir metin haline getirmek olmuştur.
Osmanlı - Türk nesrinin en parlak örneklerinden biri olan ve olayları, süslü, ağır ve külfetli bir üslubun kıvrımları arasında açıklayan Tacü't-Tevarih'in, ihtiva ettiği devir için, yazıldığı günden beri, daima başvurulan bir kaynak olduğunda şüphe yoktur, Bunun yanında onun, çağının bütün kültür varlığını, dünya görüşünü, düşünce tarzını, olaylara bakışını ve değer verişini açıklayan havası ve üslubu da ayrı bir kıymet ifade etmektedir. İşte, kendine özgü yazı üslubuyla, ayet-i kerime, hadis-i şerif, atasözleri, çeşitli şairlerden yaptığı manzum aktarmalar ve nihayet kendi kaleminden çıkan şiirlerle bezenmiş bu eseri bir yandan bir Tarih kaynağı olma niteliğini zedelemeden, bir yandan da çağına ait düşünce, görüş ve kavrama dokularına üslubunun akıcılığına ket vurmadan günümüzde konuşulan ve yazılan dile aktarma yolunda sarf edilen gayret, eser okunduğu zaman, asıl metni tanıyanlar katında her halde değerlendirilecektir. Bu yolda sarf edilen gayretin bir başarıya ulaşıp ulaşmadığı ise, okuyucuların Tacü't- Tevarih'i yeni kılığı ile benimsemeleri ya da benimsememeleri ile belli olacaktır. Tacü't - Tevarih'i bugünkü dilimize sadeleştirirken karşılaşılan ilk konu, yazarın düşünce sistemini aksettiren üslubu üzerinde yapılacak kısıtlamalar olmuştur. Onun bir kahramanı sunarken yaptığı benzetmeleri, yakıştırmaları, tanıtmaları tümü ile sadeleştirme dışında bırakıp çıplak olarak sunduğumuz zaman, ortadan Tacü't-Tevarih kalkmaktadır. Yine yazarın konuları açıklamakta özellikle olaylara bakışını, değerlendirişini belirten üç dildeki, Türkçe, Farsça ve Arapça şiirleri silip atarsak, bu büyük eserin anlamı kaybolmaktadır. Bunun içindir ki, metni sadeleştirirken bilgimizin bütün yeteneklerini kullanarak Hoca Efendi'nin üslubunu ve düşünce tarzını kaybetmemeye gayret ettik.