| Yazar | : | Orhan Teoman Özdemir, Ali Süha Uyar |
| İsbn | : | 9944410039 |
| Yayın Tarihi | : | 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 550 |
| Ölçü | : | 14,5 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Anfora Yayıncılık |
Tepenin kamburu bir yay sırtı eğimiyle ufku çiziyordu.
Bayırın eteklerine uzanan kır üzerinde, bohça desenlerini andıran Anthemis Arvenis'lerin öküzgözü denilen cinsi, şafağın kızıl sarı ışıklarının uzantısında çimenler içinde dalgalanan kül renkli gölcükler gibiydi.
Tepenin çıplaklığını örten Papatya, Mine, Salep otu, Gelincik, Urtika ve Devedikenlerinden oluşan zarif giysi, rüzgârın esintisiyle dev bir kedinin sırt tüyleri gibi kabarıp dalgalanıyordu.
Rüzgâr sadece bu bitki örtüsünü dalgalandırmıyor, havaya yanık yağ kokularıyla, çıralı kütüklerin isinde eriyen demir ve et kokularını da katıyordu.
29 Mayıs sabahının ilk ışıklarına doğru başlarını kaldıran bir mine grubu, üzerlerine düşen koyu bir gölgeden başlarını eğmek isteseler de, yüz on kiloluk bir ağırlıkla yaprakları arasında konuk olan bir uğur böceği ailesiyle birlikte köklerinin bulunduğu zeminden beş santim daha aşağı gömülüp ezildiler. Gölgenin düştüğü yerde otuz beş santim uzunluğunda, on dört santim genişliğinde ve beş santim derinliğinde oluşan kara çukurun içi bir kaç saniye içinde su ile dolup kabarıverdi. Son anda ailenin en genç bireylerinden bir uğur böceği siyah noktalı kırmızı kanatlarını açıp can havliyle kaçmayı başardı. Çukuru açan, kırmızı dana derisinden yapılmış, manda köseleli uzun konçlu uçları kıvrık çizme sahibi homurtulu bir sesle konuştu:
"Mevlam kayıra. Yer, sulu Salih".
Salih, belindeki palanın kabzasını bırakıp, omzuna gömülen meşin askıyı tutup aşağı çekti.
"Çok verimli toprak bre." "İyi de barut için değil."
"Kuru ve sert zemin olmalı değil mi ağam?"
"Hele geç onu Topaloğlu. Şimdi senin işin duvar üzerinde gördüğün ilk albızı oklamak."
"He ya." diye konuştu arkadan gelen Topaloğlu.
Topaloğlu, ağam dediğinden yarım metre daha kısaydı. Salih, ağanın omzuna kadar uzanıyor, barut, demir lövye, kazma ve kürekleri taşıyordu...