| Yazar | : | Burhan Yentürk |
| İsbn | : | 9786055397432 |
| Yayın Tarihi | : | 2012 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 205 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Kitabevi |
Kasımpaşa'dan sonra şimdi de Haliç'in Beyoğlu yakasını oluşturan diğer semtlerle ilgili birkaç paragraf...
Herkes Balat, Fener'le uğraşırken boynu bükük kalmış Hasköy-Sütlüce-Kâğıthane... Yine her köşeden tarih fışkırıyor, yine İstanbul'a özgü kültürler ebrusu karşımızda...
Yine umursamazlık, yine tarih yağması, yine çamur ve pislik... Hiç mi güzel bir şey yok? Olmaz mı? Sezar'ın hakkı Sezar'a... Hepsini yeri geldiğinde anlatacağız.
Ben İstanbul'u çarşaflı kadınlara benzetirim. Güzelliğini gizler. Araştırmazsanız, uğraşmazsanız hiç bir şey göremezsiniz.
Mağazaların vitrinleri tabi ki güzel. Ama arada bir de üst katlara göz atmayı ihmal etmeyin. Evinize veya işinize hep aynı caddeden gitmeyin. Bazen de sokak aralarını deneyin.
Oturduğunuz semtin adının nereden geldiğini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız bence hemen öğrenin. Sonra da başlayın dolaşmaya.
- Yıkık bir bina işte... deyip geçmeyin. Ne zaman yapılmış, ne zaman yıkılmış? Kimler yaşamış? Çok mu zor? Doğru, kolay değil, ama vazgeçmeyin. Önce kendi semtinizi tanıyın. Sonra sıra diğerlerine gelir. Başınız sıkışırsa beni arayın. Ben size yardım ederim.