| Yazar | : | Özkan Eroğlu |
| İsbn | : | 9786058302600 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2016 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 120 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
İstanbul’un içinde kalan ve bir çoğumuzun fark edemediği; yanı başımızda duran bir bölge Galata. Sait Faik, “Bir Bahçe” isimli hikâyesinde şöyle yazıyor: “Bir şehirde senelerce oturulur. Bıkılır, usanılır o şehirden; her yerini gördüm, tanıdım sanılır. Ama daha ne görülmedik insanları, ne görülmedik sokakları, hergün içinden dört beş defa geçtiğimiz halde iyice göremediğimiz binaları vardır. Birden kafamızı kaldırır, ‘Ben bu binanın sırtında böyle insan büyüklüğünde heykeller taşıdığını bilmezdim, deyiverirsiniz’.” işte Galata böyle bir semt, defalarca önünden geçtiğimiz, yokuşunu tırmanıp, kulesinine çıkıp İstanbul’u seyrettiğimiz, belki de kulenin eteklerinde çay içtiğimiz halde, fazla dikkatimizin çekmediği bir semt. Yahudi, Rum, Ermeni, Frenk ve Türklerin bir arada yaşadığı, 1492’de İspanya’dan sürülen Arap Müslüman ve Safarad Yahudilerin bir kısmının Galata’ya yerleşmesiyle renkliliği daha da artan bir bölge. Liman şehri olması nedeniyle ticaret için İstanbul’a gelen ve yabancılara tanınan ayrıcalık ve Osmanlı hoşgörüsüne sığınarak geri dönmeyip burada kalan değişik milletten insanları, Kırım Savaşı ve sonrası gelişen ekonomik olaylar neticesinde bölgeye gelmeye başlayan İngilizler, Fransızlar başta olmak üzere, diğer AvrupalIları, 1917 Ekim Devrimi’nden sonra mülteci olarak gelen Beyaz Rusları da hesaba katarsak, mozaiğin ne kadar büyük olduğu anlaşılır. Her milletin bıraktığı kültürü içinde barındıran, sinagog, cami ve Latin, Ermeni, Rum ve Rus kiliselerinin bir arada bulunduğu yaşayan canlı bir tarih, çok kültürlü bir mozaiktir Galata...